"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
Kuş ağacı gördün mü .? Dedim. Gözbebeklerine kadar büyüdü gözleri. Kuş ağacı mı,diye şaşırdı. Evet,kuş ağacı dedim.İkinci kez. Kuş ağacı gerçek değil ki,bir efsane dedi. İnsanlar bir efsane yarattığında,o efsanenin içinde görülmeyi bekleyen bir gerçek kalır,dedim.Gözleri yeniden daha da büyüdü.
O zaman,ağaçları sallayınca gökyüzüne bi’sürü kuş mu dökülür,dedi.
Gülümsedim. Gülümsedi. Ve birden,gökyüzüne bi’sürü kuş döküldü.
Böyle gizemli şeylerde hemen heyacanlanır,hoş bir edayla dudaklarını yana doğru kaydırırdı.Yine öyle yaptı.
“Çocukken oynadığımız saklambaç gibi mi.” Dedi.
Evet,bir nevi saklambaç gibi.Fakat bu oyunda birbirimizi saklanmadan bulacağız,dedim.
O kadar güzel dinliyordu ki,sanki bahar gelmiş gibi seyrettim onu. Ve devam ettim.
Hani bizler büyüdükçe hayatımıza kurallar ve kurallarla birlikte,bi’dolu mızıkçı yalanlar,zorba mecburiyetler dolar ya. Onlar içimize doldukça,çocuk gülüşlerimize yer kalmaz. Onlar da küsüp giderler bizden. Oysa onlar bizim “Gönül gözlerimizdir.” İşte ben istiyorum ki,birbirimizi çocuk gülüşlerimizle görelim.
Herkesin uykusunda boğulduğu Taşlara konuştuğu,kuyulara inandığı Duasından korktuğu,Tanrısını öldürdüğü Acısını unutmuş bu insan çölünde Bir gün bir çocuk çıkıp da Topuklarımızda kaybolmuş bir mavi sesle ‘Ben sizi sevmiyorum, derse ~ Gelecek nereden gelecek diyordun ya.
Üslubu zarif nice insan gördüm.Sahte zarafeti kabalığına perdeydi.Üslubu sert ya da soğuk tabiatlı nice insan gördüm.Kişiliği çok zarif ve güzeldi.Devir imaj ve cila devri.Hoyrat bile olsa kendisi olan insanların net duruşları,sahtelik dolu nezaketten yeğdir. ~ İnsan zekâsı,kalbi ve ruhuyla bütün.Kötü bir zekâ,nezaketli olsa bile kötüdür.İyi bir zekâ,zekâsını kötülüğe kullanıyorsa kötüdür.Nezaket akıl,erdem gibi konular mürekkeptir bir bütündür.O yüzden bugün popüler psikoloji,insan tanımlarında tökezliyor.Çok zarif olanın,en korkunç karaktere ya da sakil bir kişilik gibi duranın en iyi karaktere sahip olabileceği gibi karmaşık bir yapısı var insanoğlunun…Bir de nezaketin kuralları olabilir ama zarafetin olamaz.Zarafet öz’le yani insanın ruhuyla ilgili.Şayet ruhunda yoksa hiçbir zarafet kuralı,yapıştırıcıyla yapışmıyor insanın ruhuna.Yapışsa da bir süre sonra yapıştırıcının etkisi geçip gidiyor.
“Biz kökleri sağlam içiyle barışık dalları mavi göğe bakan iki ağaç gövdesiyiz ~ Biz kalın duvarlar ardında sesleri duyulmayan çocuklara yolun aydınlığı umudun türküsüyüz ~ Biz kelimelerden evvel anlamlarını yüreğine nakşeden iki gönül dostuyuz ~ Biz iki ayrı bedende akıl ve kalp birlikteliği ruhun bilinciyiz ~ Tanıdım kendimden bildim bizatihi gelişinden biz saf sevginin aşkın nefesiyiz bir’iz biz’iz ~ Yalan yaşamın içinde ölüm kadar gerçeğiz! bilir’iz..!
Siz kırılgan,siz hayata uyanan,siz kendinden binlerce çiçek var edecek olan ~ Yaşam,kırıldığın yerden başlar.Bu yüzden kırılan SeVeR,kırılan BiLiR,kırılan AnLaR ~ Sev yaralarını ! Çünkü yaralarına kucak açtığın kadar Alim,sırtını döndüğün kadar zalimsin.
Kuş ağacı gördün mü .? Dedim.
Gözbebeklerine kadar büyüdü gözleri.
Kuş ağacı mı,diye şaşırdı.
Evet,kuş ağacı dedim.İkinci kez.
Kuş ağacı gerçek değil ki,bir efsane dedi.
İnsanlar bir efsane yarattığında,o efsanenin içinde görülmeyi bekleyen bir gerçek kalır,dedim.Gözleri yeniden daha da büyüdü.
O zaman,ağaçları sallayınca gökyüzüne bi’sürü kuş mu dökülür,dedi.
Gülümsedim.
Gülümsedi.
Ve birden,gökyüzüne bi’sürü kuş döküldü.
~Güler Akdemir /çizerGA
.
“…bu birbirimizi görme ve bulma oyunu” Dedim.
Böyle gizemli şeylerde hemen heyacanlanır,hoş bir edayla dudaklarını yana doğru kaydırırdı.Yine öyle yaptı.
“Çocukken oynadığımız saklambaç gibi mi.” Dedi.
Evet,bir nevi saklambaç gibi.Fakat bu oyunda birbirimizi saklanmadan bulacağız,dedim.
O kadar güzel dinliyordu ki,sanki bahar gelmiş gibi seyrettim onu.
Ve devam ettim.
Hani bizler büyüdükçe hayatımıza kurallar ve kurallarla birlikte,bi’dolu mızıkçı yalanlar,zorba mecburiyetler dolar ya.
Onlar içimize doldukça,çocuk gülüşlerimize yer kalmaz.
Onlar da küsüp giderler bizden.
Oysa onlar bizim “Gönül gözlerimizdir.”
İşte ben istiyorum ki,birbirimizi çocuk gülüşlerimizle görelim.
~ÇizerGa
Huzuru,
hayatınızın koşullarını yeniden düzenleyerek değil,en derin düzeyde kim olduğunuzu fark ederek bulursunuz.”
~Eckhart Tolle
Dağ utandı,toprak utandı,su utandı.İnsanlık utandı.!İnsan,bir milim kıpırdamadı yerinden.
Sevgiyle,Elif
Herkesin uykusunda boğulduğu
Taşlara konuştuğu,kuyulara inandığı
Duasından korktuğu,Tanrısını öldürdüğü
Acısını unutmuş bu insan çölünde
Bir gün bir çocuk çıkıp da
Topuklarımızda kaybolmuş bir mavi sesle
‘Ben sizi sevmiyorum, derse
~
Gelecek nereden gelecek diyordun ya.
~Şükrü Erbaş
Üslubu zarif nice insan gördüm.Sahte zarafeti kabalığına perdeydi.Üslubu sert ya da soğuk tabiatlı nice insan gördüm.Kişiliği çok zarif ve güzeldi.Devir imaj ve cila devri.Hoyrat bile olsa kendisi olan insanların net duruşları,sahtelik dolu nezaketten yeğdir.
~
İnsan zekâsı,kalbi ve ruhuyla bütün.Kötü bir zekâ,nezaketli olsa bile kötüdür.İyi bir zekâ,zekâsını kötülüğe kullanıyorsa kötüdür.Nezaket akıl,erdem gibi konular mürekkeptir bir bütündür.O yüzden bugün popüler psikoloji,insan tanımlarında tökezliyor.Çok zarif olanın,en korkunç karaktere ya da sakil bir kişilik gibi duranın en iyi karaktere sahip olabileceği gibi karmaşık bir yapısı var insanoğlunun…Bir de nezaketin kuralları olabilir
ama zarafetin olamaz.Zarafet öz’le yani insanın ruhuyla ilgili.Şayet ruhunda yoksa hiçbir zarafet kuralı,yapıştırıcıyla yapışmıyor insanın ruhuna.Yapışsa da bir süre sonra yapıştırıcının etkisi geçip gidiyor.
~Ebrar Akbulut
Ne zaman yitiriyorduk masumiyetimizi.? İçimizdeki çocuğu öldürence mi.. !
“Biz
kökleri sağlam
içiyle barışık
dalları mavi göğe bakan
iki ağaç gövdesiyiz
~
Biz
kalın duvarlar ardında
sesleri duyulmayan çocuklara
yolun aydınlığı
umudun türküsüyüz
~
Biz
kelimelerden evvel
anlamlarını yüreğine nakşeden
iki gönül dostuyuz
~
Biz
iki ayrı bedende
akıl ve kalp birlikteliği
ruhun bilinciyiz
~
Tanıdım
kendimden bildim
bizatihi gelişinden
biz
saf sevginin
aşkın nefesiyiz
bir’iz
biz’iz
~
Yalan yaşamın içinde
ölüm kadar gerçeğiz!
bilir’iz..!
~nilüfer aksu
“Başkalarının hayatlarına
güneş saçanlar
kendi yaşamlarını da
nurlandırırlar.”
~A.Carneige
Siz kırılgan,siz hayata uyanan,siz kendinden binlerce çiçek var edecek olan
~
Yaşam,kırıldığın yerden başlar.Bu yüzden kırılan SeVeR,kırılan BiLiR,kırılan AnLaR
~
Sev yaralarını ! Çünkü yaralarına kucak açtığın kadar Alim,sırtını döndüğün kadar zalimsin.
~G.Serra Sözen
~
İyilikle,güzellikle,sevgiyle,dostlukla kal,Kadın…