kendi içine korkusuzca çevirebilir misin bakışlarını
yav sinan kıyıdan kıyıdan ne diyon anlamıyom. yamacıma gel doğu yamacıma ses gelmiyor ses
ha bana sorularını burdan sor cevap yazamıyom özelden
paşa magnumunu mu düşürdün siyasetin mi geldi. seçim , oy denince bi yükseliyon.
ha fetöyü unuttu len
neyse zaten ak partililerin tüm icraatları size yarıyodu.
Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti Yoruldun ama buldun ey kalbim emanetiYeniden su yürüdü dalıma yaprağıma Bir bakışın can verdi kurumuş toprağımaÇiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarındanBir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğindeBir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuşYeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuşSoluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine Kapılıp gidiyorum saçının sellerineGözlerinden göğüme sayısız yıldız akar Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakarBir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakınTabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibiSensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışımBir yol buldum öteye geçerek gözlerindenİşte yeni bir dünya peygamber sözlerindenÖlüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölümerdem beyazıt
topyekün müzik dinlemeyi kaldır istersen ne uğraşıyon kulaklıkla
sinan atik hazır ilhamlarının peşinden gidiyorken şeyi de icat atsene, yolda müzik dinlerken kulaklığın kordonu omzumuzdaki çantaya takılıp zırt pırt çıkıyor ya ona bi çare ya.
günaydın formundasın gene, buluşun süpermiş hem sağır hem körlere aynı anda hizmet edecek olmanın haklı gururu yani.
Oraya gitme demedim mi sana, seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im? Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? Demedim mi şu görünene razı olma, demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl, onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi? Ben bir denizim demedim mi sana? Sen bir balıksın demedim mi? Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, senin duru denizin ben'im demedim mi? Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im, senin kolun kanadın ben'im demedim mi? Demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi soğuturlar seni. Oysa senin ateşin ben'im, sıcaklığın ben'im demedim mi? Türlü şeyler derler sana demedim mi? Kötü huylar edinirsin demedim mi? Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? Yani beni kaybedersin demedim mi? Söyle, bunları sana hep demedim mi? Mevlana Celaleddin Rumi
yav sinan kıyıdan kıyıdan ne diyon anlamıyom. yamacıma gel doğu yamacıma ses gelmiyor ses
ha bana sorularını burdan sor cevap yazamıyom özelden
paşa magnumunu mu düşürdün siyasetin mi geldi. seçim , oy denince bi yükseliyon.
ha fetöyü unuttu len
neyse zaten ak partililerin tüm icraatları size yarıyodu.
Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti
Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar
Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
erdem beyazıt
topyekün müzik dinlemeyi kaldır istersen ne uğraşıyon kulaklıkla
sinan atik hazır ilhamlarının peşinden gidiyorken şeyi de icat atsene, yolda müzik dinlerken kulaklığın kordonu omzumuzdaki çantaya takılıp zırt pırt çıkıyor ya ona bi çare ya.
günaydın formundasın gene, buluşun süpermiş hem sağır hem körlere aynı anda hizmet edecek olmanın haklı gururu yani.
Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?
Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz bin yıllık yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?
Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?
Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?
Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?
Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?
Söyle, bunları sana hep demedim mi?
Mevlana Celaleddin Rumi