sabah uyanırken tüm yolları yitirdiğim günler geldi aklıma. yitirdiğim yalnızca yollar da değildi. tüm yol arkadaşlarım ve tüm yolcular da yoktu yanımda. zamanın ortasında mekânsizligi yaşamıştım bir başıma. kendime yol bulmam yol açmam lazımdı mekâni bulsam o da kolaydı. yersiz yurtsuz bir mekânsizlik ortasında kalmıştım. yaşamıma son vermemiştim ama bir nevi yaşamıma son verilmişti...aldığım nefesti hayatı devam ettiren. yataktan kalkmadan bir pazar sabahi neler düşündüm daha neler. ve uyumadan, gözümü kapatınca rüyalar gördüm. bu da ilginçti nasıl oluyor diyerek yine gözümü kapattım, yine rüyalar gördüm. akşamı edebilirdim bu yatakta bu şekilde düşünceler ve düşler icinde ama açtığım yollar, yürümem gereken yollar vardi artık... içim sevinçle dolmuyor ama buruk tebessümler konuyor yüzüme.
"Yaşamı nasıl, ne zaman bu kadar zorlaştırıp, düğüm düğüm karmaşık hale getirdik? Oysa avuçtan su içme ferahlığıyla, berraklığıydı yaşam. Sıcak ekmeği elle bölüp paylaşma kolaylığıydı" diye yazmışım 2018 de değişen çok şey var ve daha kuvvetlice hissediyorum bu sadelik ve yalinligi. fırtınanın ortasına atmayan ilişkileri... kırıp parçalamayan,yormayan kelimeleri... en çokta bırakmayan eli...
İç dünya denen girift menzilin görünmezliği,bilinmezligi sığınak gibi. Kendi içine kaçmanın konforunu cehenneme dönüşmeden yaşamak apayrı bir dinginlik.
İlişkide olmadığınız insanlarla ilişki sorunları yaşamayı bırakın.
sabah uyanırken tüm yolları yitirdiğim günler geldi aklıma. yitirdiğim yalnızca yollar da değildi. tüm yol arkadaşlarım ve tüm yolcular da yoktu yanımda. zamanın ortasında mekânsizligi yaşamıştım bir başıma.
kendime yol bulmam yol açmam lazımdı mekâni bulsam o da kolaydı. yersiz yurtsuz bir mekânsizlik ortasında kalmıştım.
yaşamıma son vermemiştim ama bir nevi yaşamıma son verilmişti...aldığım nefesti hayatı devam ettiren.
yataktan kalkmadan bir pazar sabahi neler düşündüm daha neler. ve uyumadan, gözümü kapatınca rüyalar gördüm. bu da ilginçti nasıl oluyor diyerek yine gözümü kapattım, yine rüyalar gördüm.
akşamı edebilirdim bu yatakta bu şekilde düşünceler ve düşler icinde ama açtığım yollar, yürümem gereken yollar vardi artık... içim sevinçle dolmuyor ama buruk tebessümler konuyor yüzüme.
hayat zaten zor ve insanlar yorucu. hayati zorlastiran ve insani yoran insanlardan hızlıca uzaklaş.
sadenin pahalli ve ulaşılması zor olması tenakuz gibi
herhangi bir'i
herhangi bir yer
herhangi bir konu
herhangi bir zamanda
herhangi bir'i olmaktan çıkabilir
herhangi bir yer olmaktan da çıkabilir
"Yaşamı nasıl, ne zaman bu kadar zorlaştırıp, düğüm düğüm karmaşık hale getirdik?
Oysa avuçtan su içme ferahlığıyla, berraklığıydı yaşam.
Sıcak ekmeği elle bölüp paylaşma kolaylığıydı"
diye yazmışım 2018 de değişen çok şey var ve daha kuvvetlice hissediyorum bu sadelik ve yalinligi.
fırtınanın ortasına atmayan ilişkileri...
kırıp parçalamayan,yormayan kelimeleri...
en çokta bırakmayan eli...
İç dünya denen girift menzilin görünmezliği,bilinmezligi sığınak gibi.
Kendi içine kaçmanın konforunu cehenneme dönüşmeden yaşamak apayrı bir dinginlik.
sevdiklerine yapılanlara izin verdiklerini görünce sevgin beni ürkütüyor hatta dehşete bile kapılıyorum.
yaralarindan biliyorum tuttuğun matemleri,dokunuyorum izlere, izin verdiğince..
kanadından vurulmuş güvercinler topluyorum yerden...topluyorum topluyorum
kucak dolusu yaralı güvercinlerim var.