Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahmet Ihsan Arac
Ahmet Ihsan Arac

Bos bulunup evlenmenin sonu bosanmaktir.

  • serbest kürsü26.06.2026 - 18:29

    Peygamber efendimizin zamaninda, sahabilerin arasina karismak isteyen hadis okusun. Hadisleri rivayet eden ravilerden okurken kendinizi rasulullahin huzurunda, olay anina sahit olurken buluyorsunuz. Onun gulusune, celaline, bakisina, her seye sahit oluyorsunuz. Sahabileri izliyorsun, o ruhu hissediyorsun...
    Allah ile konusmak isteyen kuran okusun, resulullah ile yasamak isteyen hadis okusun.
    Zaten bir musluman her gun nasil hasbihal etmezki kuran varken Rabbiyle ve nasil yasamazki hadis varken peygamberi ile.

    Riyazussalihin, veya tac hadis kitaplarini tavsiye ederim.

  • serbest kürsü26.06.2026 - 18:20

    Aklin ibadeti dusunmek ve sorgulamaktir. En ilkel zamanlardan beri kuslar yumurtadan cikiyor. Anneler bebek doguruyor. Bebeklerine bembeyaz sut veriyorlar. Delayisi ile bir yumurtadan kus nasil cikiyor. Anneden cocuk nasil cikiyor. Sut nasil oluyor. Sınırlari sorgulamak, sebepleri sorgulamak, capi sorgulamak, capsizlara takilip kalmamak...en capliya yonelmek...
    Herseyi yapan o an capliyi aramak.. aklin ibadetidir.
    Ustelik Sirf akil Allahi bulmaya yetebilirken Allah peygamberler gondermis kendini tanitmak icin... hemde sutun cikisi, civcivin bebegin olusu gibi hayret uyandiran mucizelerle desteklemis peygamberlerini
    Gozun ibadeti baktigini gormeye calismaktir. Varligin icindeki yaraticinin parmak izlerini, ayak izlerini aramaktir.
    yahu kil gibi agac kokler taslari delerek asagi dogru buyuyor, tonlarca yuke ragmen agac dallar yukari dogru buyuyor. Bunda bir hikmet var. Demek...

    Dilin ibadeti tattigi seyler icin sukretmek, hamd etmek, Tuzlu denizde tuzsuz balik nasil olur. Rabbim sirf biz yiyebilelim diye yapmissin hamd olsun sukurler olsun
    Agzin ibadeti anlatmak, gordugunu, tattigini... elin ibadeti vermek..

  • serbest kürsü25.06.2026 - 22:08

    Sen varya su sen, o gun anne rahmine dusen ortalama 200 milyon embriyodan secilenisin. Hatta o hafta butun dunyada anne rahmlerine dusen tum ebriyolarin içinde yaklasik bir trilyonda bir ihtimalden insanlik alemine secildin. Hele sen bir de nikahsiz beraberlikler gibi bosa akan embriyolari da hesaplarsan ihtimal de buyur. Hele o hafta icinde butun hayvanlar ve insanlar aleminden akan sperm havuzundan insan olarak cikman matamatik dahi yetnez ayri bir lutuf.
    Hele bir de, sen anne baba bir aileye geldiysen, hele bir de musluman dindar bir aileye geldiysen, hele bir de serefli bir soy, serefli bir nesil guzel bir ulkede geldiysen, butun bu seni secip secip bu lutuflari veren, seni maymun, balik, domuz, tilki, karga, yilan, essek olarak o hafta dusebilecekken, esrefi mahlukat insan olarak, serefli bir irktan, ilahi nimet musluman olarak, gelmis olmanin hangi sukrunu eda edebilirsin.

    O yuzden bize verilen bu hayat cok degerli, onu har vurup Harman savurmamaliyiz. Bu hayati, bir tohum gibi ahiretin tarlasina ekip, cennette ebedilestirmeliyiz.
    Beni sece sece yaratan o yuce rabbim butun sukrum, hamdim, niyazim, duam, zikrim, fikrim, istiğfarim, tevbem, kiyamim, rukum, secdem, ibadetim, ovgum, kutsamam, tabi olmam yanliz ve yanliz sanadir.

  • serbest kürsü14.06.2026 - 23:35

    Kanada da hamsi pisirirken dusundurdukleri ve rabbimin o engin merhameti, lutfu, kullarina karsi sefkati karsisinda icimde hissettigim hayranlik ve minnet..
    Soyle ki
    Hadi diyelim, Sebzeler meyveler ve otlar tuzsuz toprakta yetisiyor, tuz ekip yiyoruz. Anladik
    Tuzsuz Sebzeleri Meyveleri ve otlari yiyen ciftlik hayvanlari da tuzsuz besinlerle besleniyor, onlari da tuzlayip yiyoruz etini, sutunu, yumurtasini onu da Anladik
    Ula ufacik hamsi baligi tuptuzlu denizde yetisiyor, istersen her hangi bir balik olsun, tuz dolu denizde yetisiyorlar, ama Allahin kullarina merhametinden, lutfundan sefkatinden, kullari baligi yiyebilsin diye tuzla dolu Denizin tuzu minnacik baligin vucuduna karismiyor. Oysa En buyuk olasilik tuzlu denizde yetisen herseyin tuzlu olmasi, tuzun baligin etine karisiyor olmasi olurdu. Ve o zaman hic kimse tuzlu balik yiyemezdi. Denizin tuzlu suyunu icebiliyormusun?
    Iste en olagan olmasi gerekeni, yani baliga denizin tuzunun karismasini kullarina rahmeti merhameti, lutfu, sefkati geregi yuce rabbimiz oldurmuyor. Dokayisi ile Tuz dolu denizden cikan minicik hamsi baligina ustelik tuz ekerek pisirip yiyorsun.
    Balik yiyen butun ataistleri Allah bildigi gibi yapsin.
    Allaha karsi inancsiz ve sukursuz olan insanlar ne kadar assagilik ve nankor olabiliyor, bir kucuk hamsi yerken bile anlasilabiliyor.
    Seftaliyi, armudu, portakali, cennnet hurmasinj, dutu, uzumu, inciri dalinda tam agzimiza layik olmasi icin, sulu tutan, icine agzimiz bal yemis gibi olmasi icin seker katan rabbime tesekkur etmeyip de ne yapacaksin be nankor insan.
    Elhamdülillahi hamden taammen sukren kesiren ya hamid ya sekur ya vehhâb ya vedud ya latif ya kerim

  • serbest kürsü07.06.2026 - 19:37

    Operasyon esmasinda ayiktim. Koldan girdiler. Onlar tedavi ederken ben de dua ettim. Sevdigim beni seven, bana dua eden herkese. Tabiki butun muslumanlara ozellikle dogu turkistan, filistin, iran...
    Bir de rabbime dedimki, rabbim su an bu masadayim. Ölumle hayat arasinda o ince cizgideyim. Eger bundan sonraki yasantimda senin yanindaki su anki makamimdan asagi duseceksem beni bu masadan kaldirma. Ama egerki senin yaninda daha yuksege cikacaksam ozaman yasamanin bir manasi var.
    Olmekten asla korkmadim. Cunku nereye gitsem orada Allah var. Uzaya cik Allah var, daga cik orda, okyanusun derinliklerine in orda mezara in orda. Yani kalbinde Allah olduktan sonra mekanin neresi oldugu onemli degil. Cehennemde bile olsan cehennem direk gul bahcesine doner. Fitratinda yakmak olan, tek varlik sebebi yakmak olan ates, ibrahimi yakabildimi. Yakamadi. Oyle bir huzurla girdim. Oyle bir huzurla ciktim ameliyattan.
    Yogun bakimdayken yanima bir tas parcasi aldim. Ilk gun o tas parcasi ile teyemmum edip gozlerimle namazlari kildim. Daha sonra islak pecete ile kollarimi, ellerimi, yuzumu, ayaklarimi ve basimj sildirerek abdest alip yine gozlerimle namaz kildim.
    Cok sukur rabbimin lutfuyla namazimi kacirmadim.
    Dr bir ay dinlen dedi ama, bir haftada toparlanirim gibi...
    Rabbim arayip soran, hayir dua eden herkesten razi olsun

  • serbest kürsü07.06.2026 - 19:21

    Bir pazar ayazı sızdı sessizce sol yanıma,
    Sıradan bir kış sandım, aldandım dumanına

    Oysa içimde bir nehir yavaşça durmaktaydı,
    Hayat, incecik bir iplikle duvara vurmaktaydı.

    Kader, o gün yollara barikatlar kurdu bir bir,
    Şer sandığım engeller, meğer lütufta gizli bir nehir.

    Gidilen o son menzilde yol ansızın kesildi,
    Ölümün gölgesi, yaşamın ışığıyla ezildi.

    Göğsümde patlayan volkan, kolumda bir demir kelepçe,
    Rabbim fısıldadı ruha: Dur, dünyaya meyil etme.

    Gafil gezen o beden, sığındı şifa kapısına,
    Üç kilit vurulmuş meğer, ömrün ana çatısına.

    Kurumuş üç nehir yatağı, tıkanmış hayat pınarı,
    Dokunmasaydı o gizli el, yıkılacaktı çınarın dalı.

    Bugün dursaydın, biterdi hikayen dedi hekimler,
    Oysa vakit gelmemiş, yazılacak daha çok kelam var.

    Fırtına dindiğinde, dost sesleri yankılandı derinden,
    Ama bir seven vardı hiç ayrılmadı yerinden.

    Korkuyla bakan o gözler, şefkatle saran o can yoldaşı,
    Yeniden doğan bu ömrün, en vefalı baş tacı.

    Üç çelik halka şimdi kalbimin yeni kalesi,
    Anladım ki her engel, Yaradan’ın koruyan sesi.

    Rabbimin mucizesiyle tutundum yeniden hayata,
    Şükürler olsun kalbi veren, durduran ve yaşatan Zat'a.


    Hikayesi: gecen pazar gogsumde bir yanma oldu. Kollarim, ozellikle sag kolum asiri agirlik kaldirip gecici kol felci olmusum gibi bir hal oldu. Her halde soguk aldim dedim uzandim biraz. Yarim saat sonra azaldi ama agri hala orda ve cok yorgun hissediyordum. Estesi gun pazartesi. Is yerine gidecegim. Agri hala var. Ama is yerine bir turlu gidemiyoruz. Hep bir engeller cikiyor. En son is yerine 5 km kala. Itfahiye, polis yolu kapatmis. Yanimdaki arkadasa, rabbim bugun ise degil, hastaneye gitmemi istiyor galiba. Hadi en yakin hastaneye gidelim, dedim. Ve gittik, acilden girdik. Beni dinleyince hemen bekletmeden aldilar iceri, Normalda en az iki saat beklersin acilde. Kalp krizi icin makina ile falan baktilar dr hanim geldi, sen cok buyuk bir kalp krizi gecirmissin, bugun gelmeseydin ölurdun, dedi. Bir damar %100 baska bir damar %80 kapaliymis, ucuncu damari bilmiyorum. Uc tane stend taktilar. Simdi cok iyiyim. Ev istirahatindayim.
    Demekki bazi seyler ters gittiginde aslinda seni korumak icin ters gitmis oluyor. Pazartesi engeller cikmasaydi ise gitseydim bugun hayatta olmazdim. Cunku kalbim cok hasar gormus.
    Beni kurtaran sey o gun islerimin ters gitmesi oldu.

  • serbest kürsü07.06.2026 - 18:50

    Kâinatta en büyük hakikat imandir. Imandan sonra namaz gelir. Saidi nursi hzleri

    dünyalık işler onu Allah'ı anmaktan ve namazı ikame etmekten alıkoymaz (Nur Suresi, 37).

    Muslumanin en kolay harcadigi sey namaz. Musluman; cunku mumin olsa herseyi harcar namaz icin.
    Mesela, namazi oyuna harciyor. Oyun oyna dalip namazi kilmor. Namazi isine harciyor. Su isim daha onemli. Su is bitsin. Aksam eve gidince hepsini birden kilarim diyor.
    O yuzden hep musluman kaliyor. Muminlige evrilemiyor. Zenginse muminliginden harcayip zengin musluman olmus oluyor.
    Kuranda "Siz henüz iman etmediniz, ancak 'Müslüman olduk (teslim olduk)' deyin" buyrulmuştur.
    Asil bize lazim mumin, hele zengin mumin se ne ala.
    Yani Muminlik vasiflarindan harcamadan calisip kazanip zengin olmus mumin lazim bize. Islam dunyasinda zengin mumin yok denecek kadar az. Islam dunyasindaki zenginlerin cogu musluman sadece .Cunku herkesin en kolay harvadigi sey namaz vakti. Bir vakit namaz karsiligi bir milyar dolar kazansan ne yazar. Muminlikten muslimlige dusmus oluyorsun.

    mümin; zengin olmak veya işini büyütmek için namazından, ahlakından ve ibadetinden ödün vermez.
    Rabbim bizleri zengin mumin etsin

  • serbest kürsü10.05.2026 - 21:34

    Cennet annelerin ayaklari altindadir.
    Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…
    Anne gördüm, cehennemde taş olur
    Bir kadın düşün…
    düşün ki, her şeydir…
    Bir kadın düşün ki her seyi varken hiçbir şeydir…
    Hersey kadinda gizlidir

    Ya da düşünme.
    Rahminde rahmet taşırken bile
    acıyı içine gömen;
    sancıdan sızsa da susan,
    susarken yavrusunu okşayan…
    Anneni düşün.

    Geceyi göğsünde uyutan,
    uykusuzluğu dua diye boynuna dolayan…

    Anne…
    An ne?
    An annedir. Anne her andir
    Adında “an” var;
    an içinde zaman, zaman icinde aman var…
    Aman cocugum... aman
    can içinde cânân saklayan bir liman, anan

    Hadisce uc kere anan
    Durduncu de baban


    Kundakta kıvrılir düşler,
    Yuzunde hikmetten gulusler
    Koynunda en konforlu sığınak
    dilinde dizilmiş dualar…
    Sütünde sır saklıdır onun,
    her damlasında bin rahmet çağlar.

    Kim anneliğe zincir derse
    kabrine incir diker
    Çünkü annelik yük değil,
    yükselişin en sessiz merdivenidir.

    Bir anne,
    Evin içinde görünen bir melek gibidir.
    Dağılmış ruhları toplar
    Sofrada ekmek olur,
    Yüklükte yorgan
    Kendi kırılır da çocuğuna kalkan olur.
    Annelik melekliktir,
    kelekler anne olmamali

    Gözlerinde göçler vardır;
    giden ama dönmeyen uykular…
    saçlarına sessiz sessiz
    kar gibi iner yıllar…

    Anne…
    Kendi donsa bile yavrusunu üşütmeyen döştür
    Düştüğünde dizlerini değil,
    Çocuğunun gözünü silen sefkattir

    Bazı kadınlar aynaya bakar da güzelliğini arar. Bazi kadinlar saçini degil cocugunu tarar
    Ve Onda kendini bulur, Rabbini anar

    Ve bilirim:
    Bir evde annenin duası eksikse
    Duvar büyüsede yuva küçülür.
    Merhamet çekilirse bir ocaktan
    Saat işler… ama zaman çürür.
    Mekan dürülür,

    Ey anneliğini hor gören nasipsiz
    Ayaginin altindaki makamdan habersiz
    Bir çocuk büyütmek, dünyayi büyütmektir.
    Bir cana sabırla eğilmek,
    Arşa doğru yürümektir

    Çünkü anne;
    Toprak gibi örter,
    Gunes gibi besler
    Irmak gibi taşır,
    Gök gibi büyütür..

    Ve bazı makamlar vardır ki
    Haza yakindir
    O nun bir yansımasıdır…

    Adeta yoktan çocuk yapar anne
    rahiminde zerreye can verir
    Doğumunda nefes…
    yoktan süt gelir
    Sefkatten sabir
    Koruyup, kollayip buyutur
    Ne gonul koyar anne
    ne bir ah verir

    O yuzdendir
    Annelerin ve rabbin hakki odenmez
    Anneyi anlatmaya kelimeler yetmez,
    hiçbir ölçü tartamaz,
    Gercek bir anne alkışi istemez,
    Annelik dünyayla olculmez

    Zira anneler
    “Zâhir” isminin bir yansımasıdır…
    Her kadın isterse doğurur,
    Ve anne olur
    Ama anne kalmak
    her dogurana nasip olmaz.
    Cunku annelik bir lütufdur
    bir makam, bir onurdur.
    Ve o makama cennet
    adate bir terlik olur

    annenin sitemi cehennem
    gulusu ibadettir
    anneler peygamber doğurur,
    sultanlari büyütür…
    Kolelerdir, koleleri dogurur

    Anneler evlatlarini sevdikce
    Yucelir
    Yuce anneliğe “kölelik” diyen
    rahmeti yük sanacak kadar cucedir
    zinciri boynunda değil, kalbindedir.

    Cennet annelerin ayaklari altindadir.
    Kimi anne gördüm, cehennemde taş olur
    Kimi anne gördüm, baş üstünde taç olur…



  • serbest kürsü07.05.2026 - 02:10

    Gokleri beton bir zirhla kusatan bu asirda,
    Ruhlar, camdan kafeslerin icinde koruk esir.
    Zamanin nabzi atmaz oldu bu tozlu satirda,
    Mekan bir veri yigini, zaman ise dilsiz tefsir.

    Fiber hatlar birer sarmasik gibi sardi kani
    Isik hizinda bir karanlik akar damarlarda.
    Unuttuk topragin o kadim, ana kucagi anini
    Gomuldu eski süsler, o pasli kodlamalarda

    Gozbebeklerde donmus bir mavi safak cakar
    Yuzler birer maske, mimikler buzuldan bir heykel.
    Kalp dedigin artik sadece ritmik bir ayar,
    Duygularsa silik yada ucuz ve yapay piksel

    Beton dislerin arasinda ogutulen gunes...
    Sokak, lambalarinin altinda can verir sahitsiz
    Herkes birbirine yabanci, herkes kendine es,
    Yalnizlik postu sosyal, sosyal medya mesnetsiz

    Uydular, gokyuzunun bagrina saplanmis oklar,
    Yildizlar sonuk birer piksel, gok ise bir ekran.
    Hakikat, bu gurultulu boslukta kendini yoklar,
    Bir "tik" uzaginda yalanin, her saniye her an.

    Binalar devlesirken insan kuculdukce kuculdu,
    Golgeler boyunu asti, boyunlar kutukle eslesti
    Mana, madde denizinde bir damla gibi suzuldu,
    Ruhun o soylu kavgasi, soysuzlarla ciftlesti

    Aynalar yalan soyler, sırlar pazarlandi çoktan,
    Mahremiyet, bir vitrin caminda pazarlanan aygit
    Varligi var eden o Nur, haniydi miheng noktan
    Kalan ise sadece, gelecegine yakilan bir agit.

    Sehirler birer labirent, cikisi olmayan rüya,
    Zihinler kodlarla orulu, birer kapali kutu.
    Bak da gor, ne hale geldi o mukaddes dunya,
    Insanlik denilen gemi, batirmakta son umudu.

    Kablosuz bir kement vampir ruhuna dolandi,
    Nefes almak, bir tusun insafina kaldi, yandik
    Hakikatin berrak suyu, bulandikca bulandi,
    Cozulmesi imkansiz, bir kördugum oldu artik

    Milyonluk sehirlerde, herkes birer issiz ada,
    Mesafeler kapandi lakin gonuller arasi ucurum.
    Hasbihal birer sinyal ki, yankilanmaz bu sahada,
    Hicranin en derini, bu sessiz ve hissiz durum.

    Uyan metal uykudan ey ruh silkelen artik,
    Kir bu cam prangayi, vereceksen oze yön.
    Kara pus çökmus ufka, yollarsa kap karisik,
    Nurunu goklerden al, doneceksen hakka dön

    Göklerden inen nurla, uydudan gelen sinyal,
    Biri sonsuz bir huzur, diğeri sahte hayal.
    Kır artık bu anteni, kalbinin sesini duy,
    Kurtulus vahyedilen o en kutlu yola uy!

  • Yurtseverler Köşesi06.05.2026 - 00:21

    Kurtulus muhru

    Colun rahminde sancilanan kurak bir geceydi,
    Sen, gokyuzunun yere biraktigi en zarif heceydin.
    Gunes utandi nurundan, bulutlar pesinde golge,
    Varliginla anlam buldu ruhun hapsoldugu her bolge.

    Hira, zihnindeki firtinalarin sigindigi liman,
    Sana "Oku" denildiginde durdu akrep ve yelkovan.
    Cibril’in kanat sesleri kalbinin atisina karisti,
    O an yer ile gok, senin mubarek teninde baristi.

    Sirtinda nubuvvet muhru, bir muhur ki kurtulusa,
    Sozlerin nefes oldu, kanat cirpan her yorgun kusa.
    Ebu Bekir bir aynaydi, sende gordu kendini,
    Seninle yikti insanlik, o karanlik kin bendini.

    Vicdanlar taş kesilmisti, kumlarda taze bir can
    Kiz cocuklari gomulurken titrerdi koca cihan
    Sen geldin de dindi bu kanli bu korkunc firtina
    Merhamet hirkasini giydirdin insanlik sirtina

    Kadin ki bir meta degil, cennetin ayak izi
    Seninle buldu dunyadaki o en mukaddes özu
    Fatimanin elinde gul acti nubuvvet bagi
    Seninle koptu insanligin cehaletle olan kara bagi

    Hicret; ayak izlerinden tomurcuklanan bir bahar,
    Orumcek bir perde cekti, magarada gizlendi yar.
    Guvercinin yuvasi, sadakatin ince saydam sarayi
    Seninle dikttik , asirlardir kanayan o yarayi

    Mirac, aklin bittiği yerde baslayan bir yolculuk,
    Ars’in basamaklarinda nefes nefes bir sonsuzluk.
    Zamanin bukuldugu, mekanin eridigi o tek an,
    Seninle secde etti orda, ruh u revan ve tum can.

    Bedir’in kum taneleri, senin duanla oldu ordu,
    Kiliclar adaletin elinde huzura bir yurt kurdu.
    Uhud’da disin kirildi ama sabrin asla sarsilmadi,
    Senin gibi bir yurek, bu yeryuzunde hic dolasmadi.

    Sen; yetimligin basindaki o en gorkemli tactin,
    Kitlikta bugday basagi, susuzluga duru bir ilactin.
    Merhametin, bulutlari aglatan o ince siziydi,
    Alnin, kainatin hic sonmeyecek en parlak yildiziydi.

    Veda vaktinde dudaklarin "Ummetim" diye titredi,
    Gidisinle arz, yetim kalmis bir cocuk gibi inledi.
    Biraktigin emanet; iki kollu bir isik koprusu,
    Biri Hakk'in kelami, digeri omrunun gumus orgusu.

    Kainat kitabinin her sayfasi senin bir rengin,
    Su fani alemde bulunmaz, ne dengin var ne benzerin.
    Sen bir okyanussun, bizler kiyinda kum tanesi,
    Sana muhtac bu cag ki, curumus felsefesi

    Sefaat; parmaklarindan akittigin o ab-ı hayat,
    Ruhumuzun ufkunda asili duran en buyuk kanat.
    Liva-ul Hamd sancagin, serinliği olan tek golge,
    Mahser gunu siginagimiz, muhurlendigin o bolge.

    Ey resul! insanligin hem evveli hem de ahirisin,
    Kalbi ölmus bir dunyanin cap canli cevherisin.
    Sunnetin sonmez bir meşale, biz pervane, Sen isik,
    Sana her misra eksik, sana her gonul bir sarmasik.

    Adin dudaklarimizda, kurtulusa kurdale kesmek
    selatu selamin ise Kevser havuzundan icmek,
    Sefaatin bir vehedir mahserde şip şip terlerken
    Kabulu karin duamiz Makami mahmudu dilerken

    Sefaat kil ey Nebi, haşr, mahser, mizan derken
    Amellerim tartida hafif ve defter elden giderken
    Tas elinde Kevser basinda, Senin billur yuzunle,
    Sula bizi cennette, senin ikraminla tatli gulusunle

    Amin