Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Varlık, zenginlik, servet, mal varlığı. / İng.İt.: ricchezza
Üst donduruculu buzdolabı. / İng.Refrigerator: Buzdolabı.
Tek kullanımlık kase. / İng.İt.: ciotola monouso
Deyim: Çoğunlukla gerçek anlamından ayrı bir anlam taşıyan, en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış söz ya da sözcük grupları
Atasözü: Atalarımızın uzun denemelere dayanan yargılarını, tecrübelerini, bilgece düşünce ya da öğüt olarak ifade eden ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özlü sözlerdir.
El çantası. / İt.İng.: Purse
El çantası. / İng.İt.: Borsa(Borse da donna: Bayan çantaları.)
Yatak, şilte, döşek. / İng.İt.: materasso
Lavabo. / İng.İt.: il lavandino
Kapitülasyon, bir anlaşmaya bağlı olarak bir devletin, başka devletlere tanıdığı iktisadi, siyasi ve sosyal ayrıcalıklar olarak tanımlanır.
Varlık, zenginlik, servet, mal varlığı. / İng.
İt.: ricchezza
Üst donduruculu buzdolabı. / İng.
Refrigerator: Buzdolabı.
Tek kullanımlık kase. / İng.
İt.: ciotola monouso
Deyim: Çoğunlukla gerçek anlamından ayrı bir anlam taşıyan, en az iki sözcükten oluşan kalıplaşmış söz ya da sözcük grupları
Atasözü: Atalarımızın uzun denemelere dayanan yargılarını, tecrübelerini, bilgece düşünce ya da öğüt olarak ifade eden ve kalıplaşmış biçimleri bulunan kamuca benimsenmiş özlü sözlerdir.
El çantası. / İt.
İng.: Purse
El çantası. / İng.
İt.: Borsa
(Borse da donna: Bayan çantaları.)
Yatak, şilte, döşek. / İng.
İt.: materasso
Lavabo. / İng.
İt.: il lavandino
Kapitülasyon, bir anlaşmaya bağlı olarak bir devletin, başka devletlere tanıdığı iktisadi, siyasi ve sosyal ayrıcalıklar olarak tanımlanır.