Realize: Gerçekleştirmek, farkına varmak, idrak etmek, fark etmek, kavramak. / İng.
"Every day is a blessing and we must be thankful for each one.And realize that, we all have our "time in the sun" and there is a time and a season for everthing." ( Her gün bir lütuftur ve her biri için şükretmeliyiz.ve şunu fark etmeliyiz ki, hepimizin "güneşte geçirdiğimiz zaman" vardır ve her şeyin bir zamanı ve mevsimi vardır.)
Ölmek, vefat etmek, rahmetli olmak. / İng. Died: Ölmüş, ölü. Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
İşlem, süreç, aşama, işlemek, işleme koymak. / İng. Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Mamafi ,bununla birlikte, yine de, bununla beraber gerçekten de, gelgelelim. / İng. Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Ayrıcalık, imtiyaz, nasip, dokunulmazlık, muaf olmak. / İng. Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Recover: Kurtarmak, iyileşmek, toparlanmak, telafi etmek, yeniden kazanmak. / İng. Recovery: Kurtulma, toparlanma, iyileşme, geri kazanım. Recover consciousness: Bilinci yerine gelmek, kendine gelmek, ayılmak, bilinci açılmak. To recover from: Atlatmak, tahsil etmek. To recover lost time: Kaybedilen zamanı telafi etmek. Be recovered from: Kurtulmak, iyileşmek.
Realize: Gerçekleştirmek, farkına varmak, idrak etmek, fark etmek, kavramak. / İng.
"Every day is a blessing and we must be thankful for each one.And realize that, we all have our "time in the sun" and there is a time and a season for everthing."
( Her gün bir lütuftur ve her biri için şükretmeliyiz.ve şunu fark etmeliyiz ki, hepimizin "güneşte geçirdiğimiz zaman" vardır ve her şeyin bir zamanı ve mevsimi vardır.)
Nimet, bereket, lütuf./ İng.
Every day is a blessing and we must be thankful for each one.(Her gün bir lütuftur ve her biri için şükretmeliyiz.)
Ölmek, vefat etmek, rahmetli olmak. / İng.
Died: Ölmüş, ölü.
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
İşlem, süreç, aşama, işlemek, işleme koymak. / İng.
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Mamafi ,bununla birlikte, yine de, bununla beraber gerçekten de, gelgelelim. / İng.
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Ayrıcalık, imtiyaz, nasip, dokunulmazlık, muaf olmak. / İng.
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Aging it's a crazy process, however some die young and never have that privilege.( Yaşlanmak çılgın bir süreçtir, ancak bazıları genç yaşta ölür ve bu ayrıcalığa asla sahip olamaz).
Recover: Kurtarmak, iyileşmek, toparlanmak, telafi etmek, yeniden kazanmak. / İng.
Recovery: Kurtulma, toparlanma, iyileşme, geri kazanım.
Recover consciousness: Bilinci yerine gelmek, kendine gelmek, ayılmak, bilinci açılmak.
To recover from: Atlatmak, tahsil etmek.
To recover lost time: Kaybedilen zamanı telafi etmek.
Be recovered from: Kurtulmak, iyileşmek.