Kültür Sanat Edebiyat Şiir

marcel proust sizce ne demek, marcel proust size neyi çağrıştırıyor?

marcel proust terimi Ultimate tarafından 21.03.2004 tarihinde eklendi

  • Leyla Şenkal
    Leyla Şenkal 18.10.2007 - 18:08

    insanları birbirlerine yaklaştıran dünya görüşleri değil üsluplarıdır......demiş

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar 24.09.2006 - 08:57

    Zor bir yazar. Anlatımına alıştığınızda oldukça keyifli. Uzun zaman önce 'Swan'ın Bir Aşkı'nı okumuştum.

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 05.08.2006 - 03:13

    'Zira,eski şeyler,geçmiş zamanın bütün esrarlı cazibeleriyle mücehhezdir; zira eski şeyler mazidir; yani Proust'un hasretini çektiği,yadiyle avunduğu geçmiş günlerin geriye doğru derinleyişi,yegane inanılır,bel bağlanır bir hakikat haline girişi demektir.Marcel Proust,bütün hayat felsefesini bütün dünya görüşünü bu telakkide toplamıştır.NiçinZira yaşanılmakta olan an henüz uzuvlaşmamış bir rüşeym halindedir.Gelecek zaman ise hiç doğmamış ve belki hiç doğmıyacaktır.Şu halde varlığın,var olmanın tan olarak mefhumlaştığı,müspetleştiği,gerçekleştiği yer ancak mazinin engin kucağıdır.Hakikat mazidedir.' Y.K.Karaosmanoğlu

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 04.08.2006 - 01:33

    'Uyuduğum esnada okuduğum şeye dair birtakım mülahazalarda bulunmaktan henüz kendimi alamamışımdır.Lakin,bu mülahazalar,kafamda,epeyce acayip bir şekle girmiştir.Bana öyle gelirdi ki eserde bahsi geçen şeyler -mesela bir kilise,bir 'quatour',Birinci Fransuva ile Şarlken'in rekabetleri-bizzat ben imişim.'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 04.08.2006 - 01:29

    '...bir defa hafızam harekete geçmiş bulunuyordu ve umumiyetle uyandıktan sonnra tekrar uyumak adetim olmadığı için gecenin büyük bir kısmını mazideki hayatımı yad etmekle...'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 04.08.2006 - 00:22

    '...saatlerce dağlımağa,yayılıp ve gerinmeğe çabalar ve nice geceler bu azabı çekerken,ben gözlerim tavana dikili,kulaklarım bunalmış,burun deliklerim isyandan dimdik olmuş ve yüreğim çarparak yatağım üzerinde kaskatı uzanır,dururdum...'

  • Fatih Yılmaz
    Fatih Yılmaz 03.08.2006 - 06:41

    'Hangimiz maddi bir bütün teşkil ederiz? Hangimizin şahsiyeti herkes için birdir? Hangimizin hüviyeti bir makavele veya bir vasiyetname gibi başkalarının her istedikleri vakit gidip kolaylıkla teşvik edebilecekleri bir istikrar arz eder? Bizim sosyal benliğimiz,alemin hakkımızdaki düşüncelerinin yarattığı bir şeydir.Hatta 'filan tanıdığı gidip görmek' namını verdiğimiz hareket bile yarıdan yarıya fikri bir harekettir.'Tanıdığımız kimse' derken bu kimsenin fizik varlığını ona dair edindiğimiz bir sürü mefhumlarla doldururuz ve onun,yekpare görünüşünde bu mefhumların pek büyük bir hissesi vardır.Bunlar,o tanıdığıımız kimsenin yanaklarını öyle bir şişirir; burun çizgisini yerli yerine o kadar tam bir isabetle yapıştırır; sesine -sanki bu ses şeffaf bir kılıfmış gibi- öyle bir ahenk verir ki,her ne vakit bu yüzü görsek,her ne vakit bu sesi işitsek hakikatte görüp işittiğimiz bu şeylerin bizim kendi telakkilerimizden,kendi düşüncelerimizden ibaret olduğunu asla hissetmeyiz.'

  • Özgür Karakocak
    Özgür Karakocak 21.04.2006 - 09:09

    çiçek açmış genç kızların gölgesinde..
    en çok kelimeyi o kullandı...

  • Bilhan Erden
    Bilhan Erden 27.01.2005 - 10:02

    • Her hareketimiz,her sözümüz, her tavrimizla, onu dogrudan görmemeis, duymamis olan insanlar arasinda, geçirgenligi sonsuz degisken olan ve bizim tarafimizdan bilinmeyen bir ortam bulunur.

    • Iyi bir erkekle kötü bir kadin arasindaki, taraflardan birinin yüzde yüz hakli oldugu kavgalarda bile, kötü kadinin bir konuda haksiz olmadigi izlenimini uyandirabilecek ufacik bir sey vardir her zaman.

    • ...en karmasik toplumlarin bagrinda görülen büyüleyici bir doga yasasi geregi, insan sevdigiyle ilgili tam bir cehalet içinde yasar.

    • Aslinda yalniz yasamadigimizi, baska bir aleme ait, aramizda uçurumlar bulunan, bizi tanimayan ve bizi anlamasi imkansiz bir varliga zincirlerle bagli oldugumuzu, hastalandigimizda farkederiz; bu varlik, bedenimizdir.

    • Ne var ki fikirler içimizde bir degisim geçirirler; baslangiçta karsilarina çikardigimiz direnisi kirarlar ve onlar için var oldugunu bilmedigimiz, hazir zihinsel hazinelerle beslenirler.

    • Hekimler ilaçlarla iyilestirdikleri her hastalik için (en azindan bunun arasira gerçeklestigi ileri sürülüyor) , saglam olan insanlarda on hastalik ortaya çikariyorlar; kendilerine bütün mikroplardan bin kat daha etkili olan bir hastalik etkenini, hasta olduklari fikrini asilayarak.

    • Yorgunluk önyargiya dayali bir düsüncenin organik uygulamasidir.

    • Her insan yalnizdir gerçekten.

    • Bir yazarin eserinin tam olarak anlasilip muzaffer olmasi, hemen her zaman, henüz taninmamis baska bir yazarin, güç begenir birkaç zihinde, hakimiyetini tamamlamakta olan akimin yerine yeni bir akim koymaya baslamasindan sonra gerçeklesir.

    • Aptallar, toplumsal olaylarin büyük boyutlarinin, insan ruhuna derinlemesine nüfuz edebilmek için mükemmel bir firsat sagladigini zannederler; oysa aksine, bu olaylari kavramanin, ancak bir kisiligin dertinliklerine inerek mümkün olacagini anlamalari gerekir.


    • Kadinlarin hayatinda, her sey, en büyük üzüntü bile, bir prova meselesine dönüsür.

    • Hayatimizda önemli bir rol oynamis kadinlarin, birdenbire ve kesin olarak hayatimizdan çiktigi enderdir. Temelli hayatimizdan çikmadan önce, arasira hayatimiza tekrar girerler (o kadar ki bazilari bunu yeni bir ask baslangici zannederler) .

    • Elbette ki, insanin, hayatini, posta pullari, eski enfiye kutulari, hatta tablolar ve heykeller yerine, kadinlar ugruna feda etmesi, daha mantiklidir.

    • Bir kadinla sürekli birlikte yasamaya baslayin, onu savmenize yolaçan seylerin hiçbirini göremez olursunuz; süphesiz, birbirinden ayrilan bu iki unsuru, kiskançlik tekrar birlestirir. (sürecek...)

    MARCEL PROUST

  • Sabit Dongu
    Sabit Dongu 06.01.2005 - 11:43

    Yitik zamanın peşinde.

  • Gökhan Oflazoğlu
    Gökhan Oflazoğlu 16.09.2004 - 02:37

    Siz hiç ıssırdığınız bir kurabiyeden giderek bütün bir geçmişte insanı aradınız mı..? olsa olsa bir güzel afiyetle yemişsinizdir, bir sonraki yemeğe hazırlık olarak.