Kültür Sanat Edebiyat Şiir

kündekari sizce ne demek, kündekari size neyi çağrıştırıyor?

kündekari terimi Serdar Doğan tarafından 24.11.2004 tarihinde eklendi

  • Ahmet Güçlüöver
    Ahmet Güçlüöver 06.11.2009 - 16:34

    Selçuklular zamanından günümüze kadar gelen ve daha çok camilerin kapılarında rastladığımız bir ahşap sanatıdır.
    Günümüzde gerçek kündekari yapan çok az firma vardır. Yılçay Kündekari (www.yilcaykundekari.com) bunlardan biridir.

  • Bayram Ulkat
    Bayram Ulkat 25.08.2008 - 23:06

    İki gün önce konuya katkıda bulunmak için bir yazıda ben yazmıştım fakat yayınlanmadı site yöneticileri cevap verebilirlermi acaba. iBir yanlışımmı oldu yoksa bu makinayı kullanmakta biraz acemeyim beceremedimmi?

  • Fevzi Şanda
    Fevzi Şanda 29.02.2008 - 16:58

    Kündekari; Hassas işlenerek ölcülendirilmiş geometrik blokların, tezyinat tablası üzerine kordonlu çıtalar yardımıyla tutkalsız, çivisiz, kinişli, zıvanalı kafes sistemini kilitlemek suretiyle oluşturulan bezemelere denir.

  • Mustafa Bicki
    Mustafa Bicki 23.06.2006 - 23:10

    Yaşayan son kündekari ustası Mevlüt Çiller bir zamanlar işini iyi yapmaya çalışan bir marangozmuş. Bir ara (1981) onu Mevlana Müzesinden çağırmış ve bazı parçaları çürüyüp dağılan bir kündekâri kapıyı toplayıp toplayamayacağını sormuşlar.
    İç içe geçmiş tahtalar, dişiler, tablalar, kayıtlar, zıvanalar...
    Mevlüt Çiller bilmeceyi çözmeye çalışırken Ustası Çorak Ali “sen yaparsın” deyivermiş ve işi almışlar.
    Ali usta sık sık “zengin ölür, para kemeri / merkep ölür, yük semeri / sanatkâr ölür, eseri kalır” dermiş. Mevlüt Çiller’de kalıcı bir eser bırakma hevesi ile işe girişmiş. Derinliğine dalınca kündekarinin dipsiz kuyu olduğunu farketmiş.

    Rakamdaki şifre
    Dilerseniz mevzuya onun ağzından ve onun ifadeleriyle devam edelim: “Bilirsiniz adam yumurtaya nal çakmış, perçin yapmış. Fildişinden küre oymuş, içinde bir küre daha, onun içinde 17 ayrı küre daha... Düşünün bu işe ömrünü vermiş. Kündekâri de öyle bir şey işte. Aslında künde farsça tutmak, kavramak, yakalamak demek. Ancak kündekari ustaları çivi, mıh ve tutkala ellerini sürmüyorlar. Bu işe ilk heveslendiğimiz dönemlerde motif kadar rakamlara da kafa yormuştum. 16 kollu iki yıldızla 32 farzı, üç motif birarada ve tablalarıyla birlikte Allahü tealanın 99 güzel ismini yakalamaya çalışmıştım. Meğer düşündüğüm ne varsa ecdad yapmış, hatta ebced hesabıyla tarih ve isim düşürmüş, işe daha bir mânâ katmış. Kündekâri ile uğraştıkça dedelerimizin geometriye ne kadar aşina olduklarını anladım. Zıvanalar deliklere, tablalar kiniş sitemi ile birbirine oturuyor, bütün bunları iki dış seren ayakta tutuyor. Binlerce parça yapıyorsunuz, doldurup çuvala gidiyor, mekanında kuruyorsunuz. Bunların hepsi birbirine benzerse de hepsi birbirine oturmaz. Bunun için altına numaralar yazıyor, vardığımız yerde kolayca topluyoruz. Görenler hayret ediyor, delinin pösteki saydığı gibi yayıyor, peşpeşe saplıyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki bunca zahmete ne gerek var? Efendim tahtalar metallerin aksine yazın büzülüyor, kışın genişliyorlar. Bunlar rapt edilirse bel veriyor, ya da yarılıyorlar. Ancak kündekaride bütün parçalar serbest ve rahatlıkla oynuyor. Desen ne büzülünce değişiyor, ne genişleyince bozuluyor. Eğer zelzele, yangın ve aşırı rutubet gibi menfi tesirlerden korursanız rahatlıkla 7-8 asır dayanabiliyor.

    Mayası sabır
    Bu işi sabırsız biri asla yapamaz, başlangıçta milimlik kaymaları dikkate almazsanız, kontrol elinizden çıkar ve kündekariyi toplayamazsınız. Şaka maka 25 yıldır bu işle uğraşıyorum ve kendi gayretlerimle bir çok bilgiye ulaştım. Bunların zayi olmasını istemiyorum, ancak 8 yıllık ilk öğretim çıraklığı bitirdi. Ağaç yaş iken eğilir, 17-18 yaşında bir çocuğu bu dükkanda tutamazsın. Bazen üniveritelerden kız öğrenciler geliyor, ödevlerine yardımcı olmamı istiyorlar. Bildiklerimi anlatıyorum ama bütün bunlar havaya yazmaya benziyor. Halbuki bu işe gönül veren, eli destere tutan bir genç yetiştirsek de tecrübelerimiz zayii olmasa. İsim meraklısı değilim ama öyle arzu edilince, eskimez yazıyla ‘Amele Mevlüd Çiller el Konevi’ imzasını atmaya başladım” diyor.

  • Mustafa Bicki
    Mustafa Bicki 23.06.2006 - 23:08

    KÜNDEKARİ
    Künde sanatını yapan kişiye verilen ad.
    KÜNDE
    Anadolu’da Selçuklu döneminde gelişmiş, kendine özgü bir şekil almıştır.
    Selçuklu, dönemi ağaç eserleri daha çok mihrap, cami kapısı, dolap kapakları gibi mimari elamanlar olup çivi ve tutkal kullanılmadan seren ve kayıtların zıvanalara geçirilip sıkıştırılmasıyla toplanır.

  • Seng
    Seng 21.03.2006 - 15:45

    kündekari ahşap sanatında kullanılan tekniklerden biridir. ufak parçalar tek tek hazırlanır ve daha sonra bir kompozisyon oluşturacak şekilde çıtalar yardımı ile birleştirilir.

  • Eray Aydın
    Eray Aydın 03.03.2006 - 21:10

    kündekari sanatı hakkında bana bilgi verebilecek veya en azından kitap ismi yada başvurabileceğim bir kaynak ismi verebilecek birileri yokmu?

  • Sibel Keten
    Sibel Keten 02.12.2005 - 23:29

    Ahşap sanatı! ! ! ? ? ?
    Evet... Eminim herkes bunu çok merak ediyordu!
    İyi de bu aptal ve gereksiz kelimeyi ekleyen arkadaşım neden bir açıklama yapmadı?