Kültür Sanat Edebiyat Şiir

ilham sizce ne demek, ilham size neyi çağrıştırıyor?

ilham terimi Atilla Eren tarafından tarihinde eklendi

  • Dağ Çiçeği
    Dağ Çiçeği

    Onlarca kelime acımasızca zihnimde dans edip duruyor. Belli ki bir şeyler yazmadığım sürece azap çektirmekten vazgeçmeyecekler . Ne yazık ki bir kıvılcıma ihtiyacım var. Ama nerede olduğunu, ne zaman geleceğini bir Allah bilir.. Bir kelime , bir cümle, bir hece... ah biri düşse kalemime...

  • Dream
    Dream

    bir insanın diğerine verebileceği en kutsal şeydir...

  • Nazlı Menşur
    Nazlı Menşur

    Her geldiğinde 1 satırlık şiir yazdıran his.
    Henüz dörtlük tamamlanamadı.

  • Alpaslan Akdağ
    Alpaslan Akdağ

    İlham, beynin kıvrımlarından, kalbin kılcallarına doğru döşenmiş fay hatlarıdır...a.akdağ

  • Şerife Duman
    Şerife Duman

    İlham O dur ki vücut bula....
    ötesi sokma akıldır o da 3 adımdır....

  • Şerife Duman
    Şerife Duman

    İlham, kişinin kendinde olan gücün bir başka kişi yada his, rüya vasıtasıyla tezahürü......
    Düşünce derinliğinde ortaya çıkan....

  • Ayça Çavaş
    Ayça Çavaş

    teyze

  • Seyfullah Bolat
    Seyfullah Bolat

    ŞİİR VE İLHAM

    Ah bu gönüller neler yaşamazlar ki! ... Bu hafıza yaşadıklarını neden silmez ki? ...

    Yaşadıklarımız hafızamıza alınıyor ve orada arşivleniyor. Sonraki yaşadıklarımız, öncekilerin arşivimizden çıkmasına ve etkileriyle tekrar yaşanır hâle gelmesine neden oluyor.

    Bizi etkileyen bir olayı yaşadığımız esnada bulunduğumuz mekân, bu mekânda bulunan başka kişiler, eşyalar, o esnada çalan müzik, o esnada söylenmiş bir söz, o zamanda yaşanan mevsim, o zamanda yaşanan havanın durumu (yağan yağmur ve kar, esen rüzgâr, parçalı pamuk bulutlar, gök yüzünü kuşatmış kara bulutlar vs.) , günün sabahı, öğlesi, ikindisi, akşamı ve gecesi gibi her şey tamamen hafızamızca arşivlenmektedir. Yaşananlardan sonraki zamanlarda karşılaştığımız bir rüzgâr esintisi, bir gün batımının hüzünlü kızıllığı gibi ayrıntılar bizi alıp eski olaya veya o olayın bizdeki yaşanmış etkilerine götürmektedir.

    Doğada yaşanan bazı olaylar bizi daha çok ilgilendirmektedir. Eğer bu olayların analojiye elverişli yanları varsa biz, kendimizle bu olaylar arasında benzerlikler kuruyoruz. Bu benzerilkler yüreğimizde çok etkili, derin ve zengin çağrışımlar uyanmasına neden oluyor. Örneğin ben, günün sabahtan öğleye kadar olan zamanı ile yılın ilkbahar mevsimini çocukluktan gençliğe kadar olan çağımızla, günün öğleden ikindiye kadar olan zamanı ile yılın yaz mevsimini orta yaş çağımızla, günün ikindiden akşama kadar olan zamanı ile yılın sonbahar mevsimini yaşlılık çağımızla ve günün akşamdan sonraki gece zamanı ile yılın kış mevsimini de hayattan sonraki çağımızla (kabir, ölüm) karşılaştırır, aralarında benzerlikler kurarım.

    Şairlerin birçok şiirinde bu analojik çağrışımların yer aldığını görürüz. Şair sözde akşamı veya sonbaharı anlatırken meteforlarla yaşlılığı, ölüm korkusunu, ayrılığı ve yalnızlığı anlatmaya çalıştığını görürüz.

    Esen bir rüzgâr (İsterse pencereden gelen bir esinti olsun.) , her zaman beni alıp ıssız, tenha ve uçsuz bucaksız bir çölün ortasında tek başıma bırakııverir. Kurtulablirsem kurtulayım ondan sonra.

    Sonbahar ve ikindi vakti, yüreğime dayanamayacağı kadar ağır bir ayrılık acısı yaşatır. Ahmet Haşim'e de yaşatmış vaktiyle. Gün battıktan sonra batı ufkunda oluşan gurup yüreğimi gurbete doğru hicran bağlarıyla çeker. Güneş yüreğimi de benden ayırarak beraberinde alıp götürür gittiği ötelere... Ben geride kalırım çaresiz hicranlar içinde!

    Sonbaharda esen rüzgârlarla dalından kopan sararmış yapraklar gönlümle birlikte savrulur; ürkek ve perişan bir hâlde yağmurun yaşın altında kalıp, kimsesiz ve değersiz bir şekilde ayakların altında tepelenti veya çöpçünün süpürgesinin önünde iteklenen bir süprüntü olur.

    Her sabah ve her ilkbahar, yüreğimi yenilerim. Bu zaman eskilerimi ikindi vaktine veya sonbahara kadar çıkarmamı sağlar ya da en azından az taşımama imkân verir. Yeni hayallerle, yeni umutlarla bu zamanlarda daha çok meşgul olurum.

    Dağlar hoyrat bir kuvvetle beni hep içimdeki kimsesiz uzaklara götürürler.

  • Sevda Deniz
    Sevda Deniz

    ilham nöbetleri

    kırarsın bazen ekmeği
    öyle buğu falan da çıkmaz
    bayattır
    ya da
    ısıtılmıştır bir bayatlığın üzerine
    ama masana doluverir
    ilham perileri

    masanın altında
    açlıktan ayağına göz koymuşlar
    kalemini oynatmaya başladın ya
    hemen kıskanır
    ilham kedileri

    biraz içeri gir
    dil ovasının altında binlerce şair
    -mezara nasıl da yakışıyorlar
    yaşarken kemirilen cesetler-
    onlara gülüyorlar
    ilham pireleri

    öpüştükten sonra ağzımda
    ispirto tadı bırakan kadınlar
    girer rüyalarıma
    ama öyle değil
    ne kadar küçülürse küçülsünler
    mide bulandırmıyor
    ilham sinekleri...

  • Harun İşlek
    Harun İşlek

    Bir kadın sevmem gibi....! ! ! ! /*-%&'

    Bana biraz ipuçu gibi geldi bu :)

  • Sultan Fatih Yağcı
    Sultan Fatih Yağcı

    'lehm' (yutma, içine alma)
    'ilhâm' (karşı konulmaz bir güçle içine alma)
    kendiliğinden zihne giren manasına geliyor..

  • Saliha Yadigar
    Saliha Yadigar

    Esin.

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Bir peridir. Hatta bir filmde böyle bir peri, her türlü maskaralığını sakarlığını da ödeterek bir yazarla ortak çalışıyordu.

  • Sezgin Yeşiltaş
    Sezgin Yeşiltaş

    Arapça karşılığı vahiyden daha çok feyz'e yakın.. Yaratıcılık esnasında ruhun beklenen yönde etkilenmesi...