yüzümde biriken onca hüzne rağmen
hergün ezbere yazdığım şiirlerden bir kalp çizebilseydim eğer
yüreği ağzında ıslanan bir yağmurun altında üşüyen serçe de olurdum elbet
ben, her günbatımında sarılmak istediğim annemden öğrendim
çiçeklerle konuşmayı
sen buna ne dersin bilmem
Farz et ki, bir şiirim yüreğinde
Gökyüzüsü olmayan illegal bir yağmur gibi
Ve hangi mısraya düşsem ağlıyorum
Ölümün adı aşk bende
Mavinin adı deniz.
Düşün ki;
Bir şiir'lik ömrüm kaldı yanında,
Yaz beni !
Ölmezsem her mısrada,
Aşk değilim ...
Özge Özgen
Ne zamandır ertelediğim
Mektupları yaktım odamda
Geniş omuzlarından geçen dar pencerelerden
baykuşları da uğurladım
Göz kapaklarımda henüz bitmemiş yağmurlardan
Şimdi, yüzümde bıraktığın hüzünlerden
bir kitap okusa kalbim.
Sen, fesleğenleri hiç kırmamış olsan,
ben, hiç gitmemiş.
Mavi kapılardan, hiç dinlenmemiş şiirler okusan,
Yine özledim diyebilsen,
Aslında yalnız bir kadınım ben
Unutalı çok oldu gökyüzü beni
Ve mavi denizlerde, ölü balıklar
bulduğum o günden beri
Kendi kimsesizliğim saklar beni
Ben öyle hikâyede anlatıldığı gibi
bir kadın değilim
Begonvillerin kokusunu da bilmem
Yastığımın altına sakladığım
çakıl taşlarım vardır
Deniz kenarından korkarım
Elimin tersiyle sildiğin kalbimden
kaç güz düştü yapraklarına Ekim hanım
Yüzüm yazdığım şiirlerden farkısız
değildi ki önceden de
Ben hep yerini yadırgayan benjaminler gibi
Ben geceleri
Yarasını içine doğru üfleyen beyaz bir kardelenim.
Sabah olunca,
Güneşin gölgesinden
Usulca geçtim..
Bir dal sigaram kaldı Mira!
İki parmak arası acı
Kalbimi büyüttüm bir sonbahar sabahında
Sığdırdım içinde ne varsa
Şimdi bir yabancının parmak izleri kaldı üstümde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!