Nâmütenâhi beden bir ömür boyu aktif,
Nefsim azdıran yakıt, keşke olsaydı pasif!
Elindeki kalburla güneş toplayan derviş
Sabah kurban kestiler bunlarda senin imiş
Kulübende canan yok, ekmek yok, peynirde yok
Yüzündeki bu huzur nereden zuhur etmiş
Gâh aş yerim, gâh çile, can sağlığıma medar
Bir zamanlar yok idik bilinmezdi halimiz,
Bugünlerde var olduk, nimetli ahvalimiz,
Gün olur dün olursun ne ad kalır ne sanın,
Gün olur hesap için sorguda amelimiz.
Dünya nedir sormuşlar, Hazreti Ali der kî,
Helâlinde hesap var harâmında da azap,
Tövbe eden dillerde uzuvlar susar belkî,
Pişmanlık duymayana sonunda vardır gazap.
Nice hayâllerim var birbirine ilikli
Kimi havaya uçar, kimi hayata kitli
Ne büyük bir sermaye, harcamak pazar ister
Hayâle mahkum olan hakikatte kilitli
Güç, hücum için değil,korunmak için vardır,
Ruh korkunun merkezi, titreyen kemik, ettir,
Cenge hazır değilsen bilesin hayat dardır,
Zehirsiz yılana bak bir ipten ibarettir.
Mecburuz ki âleme adalet ve merhamet,
Ebedi bir uyku kapladı beni,
Salınıp götüren tabutmuş meğer,
Zannettim ki annem okşuyor beni;
Kefenmiş yüzüme dokunan meğer.
Gerçek geldi çattı ne karanlık yol,
Yaşasak Fizan'da Çin'de-
Kan'ı nutfe'ye bağlarız!
Canlar can taşır içinde,
Âtiye bakar ağlarız.
Adı tektir, Allah'ı tek, mübin olan İslâmın,
Çözemedi buhranı kutlanan bunca kandil,
Tafsîli iman gitti, geldi şeyh ihtilâmın,
Kur'an düştü Mîyar'dan ipsiz kaldı iskandil.
Sevdana bir ömür meftûn olduğum-
Hasta mısın, neden gözlerin doldu!
Hayli cefâ, dertli gamlı bulduğum,
Niçin bu hâl, neden gül benzin soldu.
Çare inmez aşkı için her kalbe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!