Süzüldüm Kartal gibi gecenin ensesine,
Nice şikâr can verdi kınımın kılıcından,
Gözümü fersiz koyan bir gönül perdesine,
Takıldı kirpiklerim yandım gam acısından.
Hani fırtınaların rüzgarların sesine,
Ey ezeli hatıram içi gizemli oda,
Zaman ileri akar ne varsa yapar tesir,
Vehimde şahsiyet yok günlük değişir moda,
Okyanus aşılır da damlası alır esir.
Gecenin karanlığı son bulur bir lâhzada,
Aynadır, nimettir, cana can dosttur!
Senin çün ateşe dalar ki kardeş,
Yazdığı mektuplar fermânî nottur,
Karşılık vermezsen olursun türdeş.
Birlikte akan su kader bağıdır,
Âlem sesten ve renkten bin bir vardan ibâret,
Hepsinde ayrı bir hâl, ayrı ayrı mahâret,
En çalışkan karınca ne üretir bilinmez,
Sırrına eremedi, ne bilim ne kerâmet.
Kefende ebe sobe, tabuta saklanarak,
Çocuk olsan da yoktur mezarlık da kaydırak!
Kim ne çağırıyorsa kulağım onu duyar,
Kim ne yediriyorsa karnım onunla doyar,
Kim ne iş veriyorsa fırçam onları boyar,
Sen ne beklersin miskin, çekilmez sana miyar.
Düşünce, söz ve kalem yazının öncüsüdür
Bilinç çözülemedi, muammâda öncüdür
Vahiyle indirilen kelâmdan sonra kalem
Resul kelâmda elçi, söz kalemde öncüdür
Karakteri, egoyu, eleştir taşlara vur,
İnsânî kalmak için işte budur tasavvur.
Fakir isen bozulma, inerde bir kerâmet,
Kökten nâ şeref isen onurlu olamazsın,
Yalanı söyleyerek alsan da istikamet,
Bozuk karakter ile miyar tutturamazsın.
Bedende aşk, ruhta aşk;
Yerlerde aşk, gökte aşk,
Yalın ayak yürünmez-
Kerata aşk, çizme aşk.
Başta aşk, ayakta aşk;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!