Başımın üstüne çöktü dumanlar,
Denizini yitiren martı benem.
Yerlere serildi yırtık mektuplar,
Yarası içinde kanayan benem.
Dost bildiklerimden can olmadı ki,
Gökte yıldız göz kırparken,
Ben giderim, izim kalsın.
Yüreğindeki türküden,
Ben giderim, izim kalsın.
Dağlar dilsiz, yollar sessiz.
Başım dağ, saçlarım kardır,
Deli rüzgârlarım vardır.
Ovalar bana çok dardır;
Beni dağlar anlar ancak.
Şehirler devrik bir tuzak,
Bir gün sabah gelir mi, bilmem...
İnanmıyor artık bu yorgun sol yanım.
Hüsran denen o kör illete kapıldım;
Çoktan başladı kalbimde geri sayım.
Yüreğimin kapılarını kapattım bir bir,
Alıp başımı gitsem şu kahrolası şehirden,
Ah, bir gidebilsem senin olmadığın o meçhul yerlere...
Duvarlara vursam başımı, parçalarcasına ağlasam;
Gözyaşlarımla dolsa denizler, sel olup taşsam vardığım yerde.
Öylece beklesem seni mehtabı seyrederken,
Yalancı yüzden kovuldum,
Nasılsın diye yazma yâr.
Aşk başında sızlar solum,
Kırılmaktan usandım yâr.
Çatlayacak kadar seven,
Gözlerin seraptı çöl aynasında,
Uzanırdım sana; değmezdi elim.
Gülüşün vardı hayal yamacımda;
Hem yakardı yüreğin... Ben neyleyim?
Geceler boyu andım adını da,
Feleğin elinde savruldum düne,
Kor, kısık ateşte kalan ben oldum.
Çare aradıkça düştüm derine,
Gözleri yaş ile dolan ben oldum.
Yıllarım boşuna geçti saydıkça,
Ben seni sevdim, sevdim, bak işte.
Kalıp gibi duruyor hatıralar.
Ne zaman dönüp baksam geçmişime,
Seni görüyorum, eski yaralar.
Ben seni sevdim, sevdim, hem de.
Sabah perdesinden sızan solgun ışık,
Odamda kalkmamış bir yalnızlık durur.
Kahvemi karıştırırken düşersin dalga dalga,
Dudaklarımın ucunda bekleyen bir şarkı kurtulur,
Her yudumda seni hatırlatır usulca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!