Bir hülyanın belirsizliğinde,
Eylül’ün tam da ortasıydı gidişin.
Hâlâ kulaklarımda yankılanır o kelime,
Kalbimin duvarına vurur cehennemin.
Dün gece çöktün yine yalnızlığıma,
Eylül, bir sarı yeşil mevsim;
Belki de son hikâyenin hasat vakti.
Unutulmuş yorgun insanlar,
Bir fısıltı gibi yapraklarla gitti.
Bir şarkının sözlerine gizlendi,
Sonra birden ben (Halil Kumcu) giriyorum salona,
Gözlerimde o bildik devasa şair edası…
Bir elimde simit kırıntısı, diğerinde demli bir çay bardağı,
Nörozlarımı düzenleme derdindeyim saat altı yönünde.
"Korkuyorum" diyorum, "ölümden değil aslında,
Şu sararan yaprakların yarattığı varoluşsal sancıdan..."
Ey sevgili... Bir düşümüz vardı seninle, hani o yarım kalan;
Sarmaşıklı bir ev, yemyeşil bir bahçe içinde...
Bir ressamın titreyen elleriyle tuvale çizdiği,
O en güzel, o en masum çiçekler gibiydin;
Bütün çiçekler güzeldi ama hiçbiri senin gibi değildi.
Gün olur teslim olurum ben de,
Şu kan ter içinde bırakan uykusuz düşlerime.
Öğrendim ki seni sevmek; en başından beri,
Yalnızlığı göze almakmış, o hak edilmemiş yenilgilerime.
Biliyorum ki ismimi unuttuğun o meşum an,
Ey sevgili...
Sesin bir rüzgâr gibi yankılanınca kulaklarımda,
Eski bir özlem çöker ağır ağır içime.
Boğazım düğümlenir, kanadım kırılır;
O iki hecelik "öz-lem" dediğin koca yük,
Mermer bir taş olur, düşer yorgun bedenime.
Umuda bir yolculuğum var yine,
Ey sevgili...
Söylesene, şu kapanmaz yaramı sarar mısın?
Kimsesizim, nefessizim, en çok da sensizim...
Gönlümün o sızlayan sol yarısıyla,
Sırılsıklam kalmışım bu kederde; farkında mısın?
Gülüşün yağsın istedim sağanak sağanak üstüme,
Sen ki sol yanımın tek ilacıydın;
Seni her şeyden, seni candan öte sevdim.
Varlığınla vardım bu dünyada, sanki seninle tamamdım;
Yokluğun, o en koyu zehirden daha acı.
Öyle derin ki içimdeki o kör özlemin;
Gurbet içinde yaşıyorum kıyameti.
Saatler bir cellat gibi her saniye biçiyor;
Dilim dilim vuslatı ertelenmiş bu hasreti...
Yokluğun dudaklarıma değen cehennem ateşi,
Yine o sevmenin en büyük yalnızlığı içindeyim,
Koyamadım bir türlü şu devasa aşkı senin o dar kalbine.
Ömür denen bu tozlu durakta beklerken;
Bitmesin istedim bu rüya, bir günden diğer bir güne...
Dinlediğim her şarkıda, her hüzünlü notada,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!