On yedi ağustos da sene doksan dokuzda,
Suçun büyük başı bizdedir bizde,
Biz bıraktık bizi ateşte közde,
Taş üstünde taş kalmadı o sene.
Bilimciler Aya istasyon kurdu,
Cazibe gözleri aşkla yanıyor,
Göz göze gelince başım dönüyor,
Aşkın ızdırabı kalbe iniyor,
O güzele köle olasım geldi.
Mecnunum Leylayı çölde ararım,
Eşim dostum Varsa koşar parama,
Yoksa Eğer merhem olmaz yarama,
Helede bu çağda dürüst arama,
Üç kuruşa takla atan rezil çok.
Varsa paran pulun çoktur yârenler,
Anlamadım ne çileli burunmuş,
Bacanakta suç yok burun sorunmuş,
Yak dedik ışığı ama erinmiş,
Nerden çıktı tuvaletin kapısı.
Ne zalimmiş tuvaletin kapısı,
Kıraçtır dağları soğuk suları,
Ölen öldü göçtü kalan sağları,
Viran olmuş bahçe bostan bağları,
Tokat Zile Çayır köyüm nerdesin.
Koyunlar melerdi kuzu melerdi,
Zalimler,zorbalar beyi beyidir,
Yalancı hainler sanki dayıdır,
Batsın dünya bence bundan iyidir,
İstemem gözüm yok ters dönsün dünya.
Ahkam kesilir üç kuruş parası olan,
Serim verdim yoksa sırmı vermedim,
Varmı başka böyle dünya görmedim,
Her gün koştum insanlığa durmadım,
Veysel bu dünyadan üzgün gidiyor.
Nanköre nasihat versem ne fayda,
Kalksın gözlerinden perde,
Gelin nerde damat nerde,
Bu gün düğün varsa burda,
Vur davula ver coşkuyu.
Ağlar gelin zari zari,
Keskin bıçak konuşturur kasabı,
Tutar ise çıkarcının hesabı,
Bu işler ezelden beridir tabi,
Varsa paran fırsat sende söz sende.
Söz eden çok olur çınlar kulağı,
Bende bilmem ne ayaksın ne yolsun,
Şunu bilki yanar döner bir kulsun,
Nere gitsem nerde olursa olsun,
Sıra gelmez yalakçılar oldukça.
İşte güçte ne gezersin pavyonda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!