Leş kargası gibi kokar soluklu,
Rüzgar vurmuş tufan vurmuş çalıklı,
Doğuştan defolu çoban kılıklı,
Telefonla rota verir sümüklü.
Çok ukala çok bilmişin kadısı,
Yiğit at şahlanır tembel at yatar,
Hayırsız horozlar akşamda öter,
Garip kuru ekmek yer zalim bal yutar,
Bu dünya tersine şu işe bakın.
Böbürlenmek hırsızlarda hünermiş,
On yedi ağustos da sene doksan dokuzda,
Suçun büyük başı bizdedir bizde,
Biz bıraktık bizi ateşte közde,
Taş üstünde taş kalmadı o sene.
Bilimciler Aya istasyon kurdu,
Daha yeni çiçek açmış dalında,
Gezdirir aşığı sevda çölünde,
Bal damlıyor dudağında dilinde,
Taze ve tomurcuk güle kıyamam.
Ceylan gözlerini gözüme diker,
Bu dünyayı Allah yarattı asıl,
Adem baba Hava anadan nesil,
Gelen gelir giden böyledir usül,
Unutmada oku tarihe bir bak.
Geldi geçti sadrazamlar krallar,
Dudağanda yaşmak başında puşi,
Bağlamış al yazma gözükmez döşü,
Güzelleği haktan şaşkınlık işi,
Hoş bakışlı kara kaşlı geline kurban.
Çirkinlerse kavuk tadı kelektir,
Var mıdır dünyanın sonu,
Hayat,yaşam ilginç konu,
Akıllı insan bilir bunu,
Gelen şaşkın giden şaşkın.
Kalp kırmaz akıllı olan,
Bakmadın haline aldın tapuyu,
Kilitledin haktan yana kapıyı,
Kör olur gözlerin görmez dünyayı,
Benim feryadımı duy garip Hasan.
Nasihatım sana kimseyi soyma,
Çalışr çabalarsın ömürde yetmez,
Herşey bitse bile işte bu bitmez,
Zindan olur üzerimden hiç gitmez,
Gitmez üzerimden geçim belası.
Mecbur hayat yaşamdan vazgeçilmez,
Yoksa paran akla kara seçilmez,
Paralının havasından geçilmez,
Hüzün çöker buruk gönlüm açılmaz,
Yanar içim alev alev köz kalır.
Yoksa paran herkes döner tersini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!