Öyle bir yaşayasım var ki anlatamam
Düşlerimdeki sevgiliye sarılasım var
Ama yine bir tutsaklık yargılıyor beni
Yine bir demir parmaklık oluyor sırdaşım
Yine en güzel öyküyü bir zindan anlatıyor
Yine betonlar arasında en acı romanı okuyorum
Giderim diyorsun
Giderim sonuna kadar
Tamam durma git
Gözlerini çek gözlerimden
Ama yüreğin
Söyle o ne olacak
Sen Firavuna aşık nemrudu sevene öfkelenme
Hakkaniyet arıyorsan
Empati kur biraz alışa alışa düşünmeye başla
Aşk bizden gitmeyendir sevgili
Elimde silah olduğuna bakma
Aşkına eşkıya yüreğim
Sen gelirsen elinden tutmaya hazırım
Sen yüreğimden tut yeter ki
Aşk bize yeter sevgilim
İstanbul sıcak ben soğuk
Bizden sevgili olmaz
Her ne kadar yakın da olsak
Yüreğimiz birbirine yansa da
Arada nice köprüler var
Bu sökük kolay dikiş tutmaz
İnsan doğar ama insanlık seçilir,
Kalp neyle dolarsa, dil onu biçer.
Güzel söz söyle ki güzellik bulaşsın,
Kırarsan bir kalbi, dostluk uzaklaşsın.
Az konuş, çok dinle, özünü ara,
Adım atsam uçurum, dursam dünya dar geliyor,
Kalbimin odalarında hep o eski rüzgâr esiyor.
Ben hangi mevsimin artığıyım, hangi günün borcu?
İçimde bir çocuk ağlıyor, elleri bayram ucu.
Kendi sesime çarptım bu sabah, yankısı dilsiz,
Bir küçük kız gördüm
Bir kelebeğin peşinde koşan
Bu umuttu genç kıza
Bir özgürlüktü adeta
Bende gençtim bir zamanlar
Ama ben hiç kelebek peşinde koşmadım koşamadım
Aşk, iki bedende yankılanan
tek bir varoluş cümlesidir.
Ne başlar, ne biter —
sadece biçim değiştirir.
Bir bakışta evreni görürsün,
Her sabah uyanmak seninle,
Güneşin doğuşu gibi içimde.
Ellerin elimde, bakışların gözümde,
Mutluluğun resmi, seninle her anım.
Sözcükler fısıldarız rüzgara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!