Aşk nedir, diye sordum sessizliğe,
Bir yankı döndü, “kendini unutmak” dedi.
Belki de aşk, benliğin sınırında,
Yokluğa giden ince bir ipti.
Senin gözlerinde aradım hakikati,
Bir yasa var içimde,
Ne taşta yazılı ne gökte,
Ama her vicdanın kalbinde yankılanır:
“Öyle eyle ki, insanlık sende ve başkasında
daima amaç olsun — araç asla.”
Büyüme be çocuk sen
Hep düş kur sev sevil
Ne var sanki büyüyecek
Bak biz büyüdük
Dar ağacında fidan olduk
Dar ağacına düşmeden
Diyarbakır mezopotamya
Yitip gitmeyen bir hatıra
Sonra sol yanı asi çarpar
Uçurumların belini büken aşk dava
Bir aşk geçti içimden,
Adı sen, sesi geceydi.
Dokunduğum her anı
Avuçlarımda kan revan.
Kalbim bir cam kırığı şimdi,
Çanakkale destanını yiğitler yazdı
Kürt türk daha nice halklar
Tüm canlar özgürlüğe kanat çırptı
Yaylım ateşinde alev yağıyordu başa
Enkaz altında kolsuz bacaksız canlar
vuranda candır vurulanda
her ikiside bir kalbin aynasıdır
bunun adı elbette ki aşktır
aşktan gelen bu gönlüme yardır
gelsin gönlümüze yar olan
ve derdimize derman olan
Delice seviyorum seni belki de tutarsız
Sevmek akıllı işi mi onu da bilmiyorum
Ama seven öyleleri var ki kurallı kuralsız
Kendimden gidiyorum sana bitiyorum
Seviyorum seni gökkuşağı rengiyle
Gözlerim karanlığa dalgın
nasıl yaşadıysam öyle ölüyorum
hayatım meçhul yüreğim firari
sen iki gözüm can özüm benim
Gel sevmeyi anlat bana
Zar attım aşkına can suyum
Hasretin geldi yine kudurdum
Zor değil yitip gitmeyenimsin
Özüm sözüm bir sensin ruhum
Halim ortada yine de aşkına sor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!