En iyi yalnızlığı ölüm anlatır
En büyük çaresizliği ölüm
Ne yazık ki çaresiz ölüm yoktur
Sadece çaresiz yalnızlık vardır
Çaresiz yalnızlıkta yaşarken ölmektir
yaşarken ölmek çaresiz yalnızlıktır
Bir bardak çay, sade ve derin,
Öğretir sana sabrı, sessizliğini.
Demlenmek gerek her güzel şey için,
Aceleyle olmaz hayatın özü, bilin.
Çay gibi ol, usul usul ısın,
Güzel tabiatınla arındı gönül sultanım
gönül sana meftun gönül sana hayran
kutlu bir müjde misali beklenen ey yar
aşk düğümlü kalbimin tek sahibi sensin
Bir su damlasında saklı olan derya
Neye yanacağımızı şaşırdık bıra
cehennemi doğuran cennet pek acımasız
enkaz altında canlar başlar insanlar
alınan nefesin bedeli fazlasıyla ödenmiş
ama yokluk varlığa müptela arsız bir bela
insanlar yaşarken sağ sol kavgası ediyor
Cehennem, bir yer değildir.
Bir zihindir.
Düşüncenin en derin kıvrımında saklı bir kod —
insanın kendi yazdığı bir lanet.
Floransa’nın taş sokakları yankı olur hâlâ,
Ben Yusuf değildim
Ama yine de bir kuyuya düştüm
Çok bekledim Bir kervanın beni kurtarmasını
Ama gelip geçen olmadı
Ben kuyu içinde başka bir aleme düştüm
Bu nasıl bir beladır anlayamadım
Plato dedi ki:
“Gerçek olan değişmez.
Gölgedir gördüğün,
Aslı mağaranın dışında saklı.”
Ama ben,
Bana bahardan bahsetmeyin sakın
bilirim mutluluklar var tutuklu
düşler var ki gül seyrine vurulmuş
demir parmaklıklar ardında yasak
bana bahardan bahsetmeyin sakın
Bana bir şiir yaz ama kimsesiz olmasın
Aşk olsun mesela yanında ve barış kardeşlik
Yağmur tanesi gibi yağsın üstüme üstüme
Ne bileyim al beni uzaklara götür işte
Ovalara ırmaklara selam verelim bozkırlara
Emekçi elleri tutalım bir ekmeği bölüşelim
Bana bir acı gösterin
rezillikten uzak olsun
bana bir rezil gösterin
hayatı sevmiş olsun
bana bir insan gösterin
yaşarken ölmemiş olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!