Geceye damlar kırk kilitli kapşonlar
Ayaklar yerden kopmuş kafalar dumanlı
Herkesi keser hafiften kapıdaki hanzolar
Gaza gelen gelene gel de dağıt bu havayı
Gaz biter ama bizim kopmakta yine dalgalar
Asıl mesele ne biliyor musun kardeş
Asıl mesele insan kalabilmek
Yaşanan her acıya rağmen
Yıkıcı olmak kolaydır
Asıl mesele yapıcı olmak
İnsanca bir el uzatmak gibisi yok
Güzelliğin cenneti yaşamaktır
çirkinliğin cehennemi ise azap
hayat bu yaşıyorsun yanıyorsun
ve asla uslanmıyorsun
Ah ben öyle bir haldeyim ki
Ah be sevgili
yine bir kuytu köşedeyim
yüreğimde düğüm düğüm hasret
ve dışarda deli bir bahar sevinci
gökyüzünde kördüğüm tüm uçurmalar
Ben diyarbakırlıyım kardeş
Burası da mezopotamya
Asi rüzgarın serpildiği yer
Biz biliriz sürgünü
Biz biliriz yanmayı
hasret yüreğimizi del eder
Ah memleketim ah
Yine yasaklarda yine kayıplardayım
Cehennem uslanmıyor artık eskisi gibi
Belki de çoktan ölmüşüm
Kendimi saracak bir toprak bile bulamıyorum
Durumum halim bu kadar acıklı işte
Bir gece çöktü ki gönlümde dağlar,
Yıldızlar sus pus, rüzgâr da ağlar.
Senden kalan bir çift söz, bir bakış,
İçimde hâlâ yanar, hâlâ yakar.
Gelmedi sesin, yollarda sessiz,
Ak kız, saçlarında ilkbahar serin,
Gülüşünle başlar yeryüzü yeniden.
Sen geçince yollar susar, dinlenir,
Bir şiir olur her adımın benden.
Tenin ay ışığı, sözlerin meltem,
Ölçü verir hayat akıl gibi delilikte durmadan ölçü ister
Aklını yitirmemiş delilik her zaman ilham verir
Deliliği yitirmiş akıl heyecanı olmayan hayata benzer
Atomu parçalayan biri ne kadar akıllı olabilir sizce
Ve ya deliliği ne ölçüde kötü zararlı olabilir ki
Dünün delileri bugünün dahileri değil mi
Gün, omuzlarımdan ağır ağır çekilirken
saatlerin sesi inceliyor içimde.
Işık, pencereden son kez
adımı fısıldıyor
ve ben, kendime geç kalmış bir mektup gibi
masanın kenarında bekliyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!