Hayat gibisi yok derler
Ölünce oku bu kitabı
İnsan cahil insan aciz
Göz kör olunca hani
Görülmeyen suçlu olur
Ben, kendi zihnimin yarattığı o muazzam gurbet,
Ne bu tende sığınak buldum, ne bu akılda selamet.
Dışarıda akan nehir, içimdeki durağanlığa yabancı,
Her bakışım eşyaya eklenen, yeni bir "niçin" sancısı.
Madde mi ruhun gölgesi, yoksa ruh mu maddenin sızısı?
Zincir yok, pranga yok ayakta,
Ama sormadan yürüyorsam, özgür müyüm?
Bir seçim yaparken bin gölge varken,
Gerçekten ben mi seçiyorum, kimim?
Özgürlük — bir boşluk belki,
Hiçbir yere gitmedim aslında,
Sadece içimde biraz daha derine indim.
Her düşünce, bir merdiven basamağıydı;
Ve her basamakta biraz daha az ben vardım.
Penceremde bir gökyüzü var — ama bana ait değil.
Bir damlaydım, denize düşmeden önce,
var mıydım, bilmiyorum.
Belki Tanrı’nın unuttuğu bir düşünceydim,
belki de kendi rüyamda uyuyan bir ben.
Zaman akıyor —
Bir zamanlar sesim vardı,
Şimdi rüzgârın içinde kayboldu.
Bir gülüş bıraktım geçmişe,
Kırık bir aynada yankılanıyor hâlâ.
Gözlerimde yarım kalmış sabahlar,
Ben kuyuya düştüm diye sen züleyhasın
yusuf olmasam da ben
evet belki de benimde kuyudan çıkmam için
yusuf olmam gerekiyordur
Kim bilir
Seni sevmek güç değil ki gülünç olsun
Evet tüm ihtişamıyla mesafeler zaman var
Lakin bunların hükmü sevmek kadar değil
Bir perşembe günü yine bugün
Uzaklar bir yakın geldi bana
Güneş dağdan süzülürken ovaya,
Uyanır çiçekler sabah duaya.
Kuzular meleşir taze otlarda,
Serinlik gezinir yeşil sularda.
Çoban kavalıyla selamlar günü,
Seni seviyorum
Ve beni af et sevgilim
Bana ihtiyacın olduğunda
Yanında olamadığım için
Sen benim ilk savaşım
İlk ve en büyük zaferimdin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!