Hadi bir düş kur
beni bu ölmelerden al
ben hala asi
ben hala bir çocuk
ben hala bir düş yangını
Göğsümde çatlayan bir fay hattı var,
Dokunsan infilak, sussan kıyamet.
Ben her sabah kendi küllerimden değil,
Kendi yangınımdan doğarım, ibret-i alem.
Dilimde paslı bir kılıç kınından çıkmış,
Yarim ben sana gül desem kokunu benden esirgersin
şimdi ben sana ay desem belki beni karanlığa gömersin
gül ve ay bir sırdır desem hakikati benden gizlersin
hatıralarını istesem senden beni bile benden edersin
peki bir sor ben diye bir şey kaldı mı diye
eğer her zerrem de bulmazsan kendini o zaman
Benim adıma kıyamet derler
Gözlerinden habersiz elalem yani
Gözlerin benden de kıyamet sevgilim
Yılların eskitemediği bir hasrettir
Bu benim sana olan sevdam
Geceler aşıklara sırdaş olurmuş
Emekçiler zor günde bile el ele
Tohumlarını sevgiyle serpiştirir
Güzel bir koku var alın terinde
Yeni bir gün doğarken filiz verir
Minnet ve şükranla emekçilere
Helal rızık iyi bir yaşam içindir
Mutluluk, bazen bir yanılsamadır —
parlak, sıcak, ama kaypak bir ışık.
İçine girersin,
her şeyin anlamlı olduğunu sanırsın;
oysa o anlam, sadece göz kamaşmasıdır.
Acı, ruhun kendi sesini duymasıdır.
Bir yara gibi görünür dışarıdan,
ama içte — bir uyanıştır.
İnsan acı çekerken dağılır,
ama o dağılma,
Adalet…
Bir terazidir belki,
Ama kim tutar teraziyi?
Eli güçlü olan mı,
Yoksa gücün ağırlığını bilip
Eğilmeyen mi?
Beklendi bir köşe başında,
Kimse görmedi gözlerini.
Bir ismin eksikliğiyle doldu akşam,
Dili sustu, ama kalp anlatmaya devam etti.
Konuşulmadı hiç,
Gecenin kalbinde bir yıldız yanar,
Bir adın düşer dudaklarıma usulca,
Rüzgâr bile fısıldar seni,
Bir melodi gibi — eksik, yarım, ama sonsuza dek tamamlanmak ister.
Kalbim bir nehir, sana akar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!