Bir uçurum derinliğinde sevdam
bir kuyu gibi karanlık kördüğümüm
duvara çarpan isyan gibiyim adeta
bir uçurum kördüğüm duvar ve isyan
anla halimi be sevdam
Duydum dedi ki
Ne kadar kendimi kandırsam boş
Sağım hüsran solum hüsran
Ruhumun azabı dinmek bilmez
Siz bakmayın benim allah deyişime
Sen ey çocuk korkma benden
bir yandan korkuyorsun
bir yandan bana özeniyorsun
ne kork benden adice
ne de bana özen asilce
yitirme sakın gözlerindeki pırıltıyı
Duygular,
adları konmadan önce de vardı;
kelimeler onları
sonradan yakalamaya çalıştı.
Bu yüzden hep
biraz eksik kaldılar.
Bir damla gözyaşıyla başlar bazen,
Bir gülüşte saklanır koca bir hikâye.
Kalbin kıyısında gezinen fısıltılar,
İçimizde büyür adını bilmeden.
Sevda gibi gelir ansızın umut,
Düş sokağı sakinleri
Tik tak
Kapıyı çalan ben
Sonsuzluğum yolsuz kalmış
Sizde bir tutam umut var mı
Yavrum kapatma gözlerini
Gökyüzü gözlerinde duruyor
Ah biz tümüyle bir meçhulüz
Sen umutlarını yitirme yavrum
Biz gideriz sıra sıra rüzgar içinde
Elbet döneriz sevgiyle
Bana benden daha yakın bir aşk var
Adı elif bu aşkın dili elifçedir gönülde
Elifi elifçe sevmek aşkı kutsamak gibi
Her zaman aşk insanı kutsardı oysa
Bu sefer böyle bir değişiklik oldu diyelim
Bana sorarsanız elife dair her şey güzel
Elif’i sevmek,
bir harfi anlamaya çalışmak gibidir—
düz bir çizgi sanırsın,
oysa içinde
başlangıç gizlidir.
Belki dar ağaçları gömülünce yine salıncaklar kurulur
bir çocuk sonra cebine doldurur maviyi mavilikleri
hani sevmeler zarar olmasa ömürler hani ziyan
belki hayat sakat doğmaz kucaklaşınca aşklar
içerde kurumuş pencereler çatlamış duvarlar
buram buram kokar hayat yüreğim yanık yanık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!