Nasıl anlatsam ki şimdi sana
bana sorarsan sen beni bende bırak
alma beni benden o güzel gözlerinle
yazık etme kendine uzak dur benden
Beni alıp ta kendini gözyaşına vurma
Bir sabah gördüm seni,
Gözlerinde doğuyordu gün.
Bir çiçeğin uyanışıydı bakışların,
Toprağa ilk düşen çiy kadar sessiz
ve bir o kadar derin.
Güleycan, adını rüzgâra söyledim,
Dağlar bile sustu, yankı sen oldun.
Bir gülüş gibi düştün yüreğime,
Aydınlık neyse, işte sen oldun.
Gözlerin deniz, içinde fırtına,
Gecede bir ay, gökte naz eder,
Bahçede bir gül, sevda söz eder.
Ay ışığında solgun bir düş var,
Gül goncasında bin gizli bahar.
Ay parlar da gül ona gül verir,
Ey rüzgarın savurduğu acı
sürgün eyleme beni
bu yorgun şafaklara
hasrete bürün de gel öylece
ey toprağın bağrındaki gül
del etme yüreğimi
Bir gül açar — sessiz, derin, kederli.
Kokusunda saklı bir sır:
Sevilmek güzeldir, ama dokunulmadan.
Bülbül öter gecenin kalbinde,
Her sesi bir yakarış, bir dua.
Gül kanadı yürek yandı
Her nefeste hasret vardı
Yanıyorum işte sevgili
Feryadım arşa çıktı
Duy beni duy ne olursun
Zamanın kalbinde bir gül açar,
Ne dünündür, ne yarının.
O gül, sessizliğin dilinde konuşur —
Ve her yaprağı Tanrı’nın bir nefesidir.
Aşk, görünmeyenin yankısıdır;
Boğuluyor insan
Kim bilir
Mutluluk hangi masalda romanda kaldı
Bir çok insan
Bir gün okul nöbetinde o geldi
Yanında bir arkadaşı karşıma geçti
Arkadaşı sordu ne yapıyoruz burda
O gözlerini dikmiş bana bakıyordu
Arkadaşı anladı sonra aşk yakar dedi
O güzel bir heyecan içinde yok dedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!