Bir rüyanın içinde uyandım ben,
Ne geceydi tam, ne de gündüzdü zaman.
Sessizlik konuştu eski bir dilden,
"Sen kimsin?" dedi, yankılandı mekan.
Göğe sordum, yıldız sustu,
Ey kalbimin saklı vadisi,
Ey gözlerinde güneş taşıyan sevgili,
Adını söylerken bile ürperiyor rüzgâr,
Dağlar eğiliyor, ırmaklar susuyor,
Evinamın...
Senin adınla başlıyor günümün hatırası.
Evindar demek,
Kalpte yanan gizli bir ateş,
Sevdaya açılan kapı,
Ömrün en derin yerinde saklı bir sırdır.
Evindar sevgili demek,
Gel de sev bu esareti
Bir evin içinde dört duvar
Yaşam kuyusundan uzak
Taht taç fayda vermez yorar
Kurak arazide can susuz
Aşk çalıyor eski bir radyoda
Baktığım her yerde sen varsın şimdi
Islak bir camdan süzülüyor hasretim
Delice bir şey bu belki çılgınca
Bilmem bu dibini bulduğum kaçıncı kadeh
Ama belli o da intihara meyilli
Sessizce sızıyor ay ışığı cama,
Yalnızlığımda yankı buluyor adın.
Bir zamanlar güldüğün o eski rüya,
Şimdi gözlerimde yorgun bir kadın.
Kalbim, dalgın bir kuş gibi sende,
Eşkıya yüreğimi bıraktım dağlarda
Arındım tüm gölgelerden
Aynamla yüzleşmeye geldim
Dipsiz bir kuyu kalbini açtı bana
Suyu gördüm ama suyu içemedim
Toprak çok önceleri çatlamıştı
Gel de gör bu hali
kimi ölüler sigara içer
kimi diriler toprak çiğner
Hayat yine bir nefestir bulana
uyanışlar can çekişir
Ey yar hicrana düşürme kalbimi
gel hüküm senin daim eyle bizi
gönül en çok sana aşikar ey yar
firavunlara mahcup etme beni
Gel yokluğuma varlık sureti giydir
Gel gönlüme, sensiz içim dar oluyor,
Hasretinle yüreğimde kor oluyor.
Gecelerden sabahlara yol olur,
Sensiz geçen her an ömrüm soluyor.
Gözlerinde bir umut var, sevdiğim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!