Bir bakışın düştü gönül gölüme,
Dalgalandı içim, rüzgârla birden.
Bir gül açtı sensiz gecelerime,
Adını fısıldar yıldızlar her dem.
Gözlerinde saklı bin bir sır gibi,
Geceler boyu seni düşünürüm,
Adını kalbime nakışta örüm.
Bir gülüşünle bin ömre bürünürüm,
Sensiz bir dünya düşleyemem ben.
Rüzgâr esince adını fısıldar,
Gözlerin değdiğinde bir an yüreğime,
Suskun geceler bile konuşur oldu.
Ay bile eğildi senin suretine,
Gönlümde her yıldız seni buldu.
Adını her hecede fısıldar rüzgâr,
Bir cinayet işlendi bu gece,
ama kimse görmedi —
yalnızca zamanın duvarına bir gölge düştü.
Kan, sadece bedenden değil
inançtan da aktı;
Bir gül açtı içimde, adını sen koydun,
Rüzgâr bile sustu, sesini duydum.
Gözlerin bir deniz, ben dalga oldum,
Sığındım o bakışa, orada boğuldum.
Bir nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzak,
Hava dolar ciğerlerime —
görmediğim bir hakikatin ağırlığıyla.
Azot kadar sessizim,
oksijen gibi yanmaya meyilli.
Duygularım da gaz aslında:
Çoban olan sürüsüne yol gösteremez olmuş
nice çınarlar devrilmiş çürüyüp gitmiş ah yar
çoban olan gece de bir dolunay mı görür şimdi
özlem bitti de gardaş söyle bu ölümleri kim ekti
bir bir toprağa düşüyor canlarımız gözyaşlarımız
Kaç bakış tutsak edildi bu zindanlara
gülün adıyla başlar aşk gönül selamıyla
kaç asır vuruldu prangalara bu sevda
külün hecesinde gizlenir aşk yangınlarca
Bölündü uykularımız gül seyrinde iken
Bir sevda hâli bu,
Ne tam mutluluk, ne tam keder…
Bir tebessümde başlar,
Bir bakışta ömrü tüketir.
İçimde bir yangın gibi yanarsın,
Ve bir an
bitti diye düşündü
son kavga da
ama hayır bitmemişti
gözleri sonra ufka yöneldi
tren son hızla ilerliyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!