Sinan Bayram Şiirleri - Şair Sinan Bayram

Sinan Bayram

Yeryüzü, sen ana gibi sıcak,
Toprağında saklı binbir umut.
Ayak bastığım her adımda,
Bir hikâye fısıldar sessizce tohumun.

Yeşilin en derin tonuyla süslenmişsin,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Toprağın koynunda uyanır bahar,
Güneşle yıkanır yeşil yapraklar.
Serin meltemlerde rüzgârın sesi,
Dağların eteklerinde bir efsane gibi.

Çiğ tanesiyle parlar sabahın ilk saati,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Yol karanlıksa da gidilir
yiğide cehennem mi dayanır
cehennem olunmadı mı zulme
yiğide kıyamet yakışır

Ben yiğidim cennetim şehadetimdir

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ah ömrüm sevdam asi gönlüm
Diyarbakır diyorum Diyarbakır
Çocukluğum yine dağları dolanıyor
Ben bu baharı çok bekledim
Şimdi öfke yok mutluluğa akıyorum
Ah Diyarbakır ömrüm gönlüm

Devamını Oku
Sinan Bayram

Cesur şövalye, gonca gül süvarisi
Bir mabet içinde yücelen asil aşk
Gül, kırmızı ay, coşkun suda bilmece
İz bırakan güzelliklere gönül vermeli
Sırrını aşikar eder, ehli bilir mutlak
İnanca hizmet, davaya övgü halinde

Devamını Oku
Sinan Bayram

Zamanın dili çözülüyor —
bir saat, kendi etini yer gibi sarkıyor duvardan.
Gökyüzü, bir balığın gözbebeğinde nefes alıyor,
ve ben, düşüncenin buharında yavaşça çözülüyorum.

Bir masa var, üzerinde unutulmuş bir kalp —

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir sessizlik sarkıyor gökyüzünden,
kurşun kadar ağır, ama rüya kadar yumuşak.
Saatler eriyor —
zaman, kendi etini unuturken sessizce akıyor.

Bir masa, bir taş, bir rüya…

Devamını Oku
Sinan Bayram

Nasıl düşlemem ki seni
her hücrem sana muhtaçken
nasıl gelmem ki sana
kalbim sen diye atarken

Gözlerini düşleyince ay kıskanır seni

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ah Be Hayat
Sen Mi Bana Düştün
Ben Mi Sana Bilinmez
Ama Tutsağız İşte Birbirimize
Sen Bana Zindan
Ben Sana Zincir Pranga

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir zaman vardı —
Taş kutsaldı, kelime yasaydı.
Eller göğe kalktığında,
Sessizlik bile dua sayılırdı.

Sonra taş unuttu anlamını,

Devamını Oku