Ben bir yusuf olsam
düşeceğim kuyu sen ol
ben bir ibrahim olsam
yanacagım ateş sen ol
Ben bir eyüp olsam
Köy havası ve ortamı
Bırak onu bunu şunu
Biraz olsun hadi nefes al
Boğulma betonlar arasında
Dağları heybetli ve görkemli
Gözlerin vardı bir zaman,
Baktığımda susardı dünya.
Bir tebessümünle başlardı
İçimde sonsuz bir bahar.
Şimdi her şey biraz eksik,
Bir kalbin içinde sürgün bir çarpıntıyım
Özlemin var ama sen yoksun
Diyarbakırın not defterini artık ben tutuyorum
Birbirimizin halinden anlıyoruz herhalde
Diyarbakır yorgun ben de vurgunum
Kalbimin çarpıntısıyla sürgün oluyorum
Bir sabah uyanırken adınla doldu içim,
Gözlerimde ince bir buğu, sanki sen.
Kaldırımlar ıslak, gökyüzü kırık,
Ve şehir — sensiz, bir yabancı ben.
Kokun kalmış yastığımın ucunda,
Gece inerken dağların omzuna,
Bir serinlik dokunur kalbime.
Yıldızlar, unutulmuş dualar gibi
Titreyerek açılır gökyüzüne.
Sensizliğin rüzgârı eser içimde,
Bugün yine içerdeydim
Bir gül seyrinde
Hasret ile durmadan
Yüreğimi delik deşik ediyordum
Sonra inceden bir rüzgar esti
İnanamazsın yaşadığım duyguya
Sen geldin,
göğsüme bir kuş kondu sanki,
kanatları gül, bakışı deniz.
Zaman bile durdu o an —
bir tek adını söyledim sessiz.
Sen var ya sen
Beni benden sakladın
Kırılgan bakışlarının ardında
Küskün bir ayna bıraktın
Sen var ya sen
Sen yaşayacaksın gülüm
Bırak beni assınlar
Sen benim yüreğimsin
Seni benden beni senden
Bizi bizden asla alamazlar
Şafaklar benimle gömülmeyecek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!