Ölebilirim senin için
Sen aldırma tutsaklığıma
Zindanlar bana tutsak
Bende sana sevgili
Dışar da bir bahar var biliyorum
Acz-ı beşeri şaha çıkar
bâriz dir alem duyar
bâtın ayna yüzleşmeden yana
câfî hesap kitap unutulsa da
beka hidayet aşk makamında
dirayet gösterir ehl her daim
Sen bir bahar, ben dalında çiçek,
Gözlerinle başlar her güzel gerçek.
Bir bakışın yeter, dünya durur,
Kalbim seninle bir ömre kavuşur.
Rüzgâr taşır adını uzak diyarlara,
Her şafak yeni bir umuttur
Zulada kalan acılar eskitilir
Direniş sevgiyle büyür
Acı ecelsiz göz kırpar
Gidenler dönmez kalanlar bekler
Bir yürek taşıdım köz gibi içte,
Sessiz gecelerde yanar tek başıma.
Rüzgârlar savurdu nice düşleri,
Ama eğilmedim, bir söz uğruna.
Dava dediler, bir çağrıdır sanki,
Zaman, görünmez bir nehir gibi akıyor,
Bizse kıyısında oturan gölgeleriz.
Her an, elimizden kayan bir damla;
Ne tutabiliriz, ne bırakabiliriz.
Var olmak;
Bizi Gören Var
Biz gönül gözüyle görürüz
Hüzün demini alınca
Vakit hasret olur
Zincirler kırılır dar ağaçları çürür
Bize vurulan darbe olur
Ben böyle bir kıyamet görmedim
adı ben ile başlıyor
sonu ben ile bitiyor
ben bu zulmü daha önce gördüm
adı hiçliğe sürüyor
sonu bir kıyamete benziyor
Ve sonra gözlerime baktı
Elveda der gibi
Ama benim ölmeye mecalim bile yoktu
Ve o benim Azrail’im olamayacak kadar bana aşıktı
Ama yok yine de ters giden bir şeyler vardı
Yoksa bir suskunluk muydu içimizi yakan
Ey gönlümün şiiri tebessümü aşk yarim
Yangın bakışlarında kaldı savrulan kimliğim
Özümüzde aşk vardır paslanmaz prangalarla
Gül kokusu değmiştir zindan yüreğimize artık
İki avuçluk değildir yandığımız ateş bilirsin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!