Ne güzel bir kızsın
Dudaklarında aşk
Ne güzel bir kızsın
Gözlerinde aşk
Aşksın sen aşk
Şimdi ben çok laf edemem
Bir konuşmaya başlasam
Kurşun derim sürgün derim
Ben aşkımı ifade ederken
Sen bana müebbet verirsin
Ne yapalım sevdiğim
Ne cehennem isterim ben ne de cennet
adalet isterim ben sadece adalet
adalet olursa kimseye etmem minnet
Ne cehennem yeter bana ne de cennet
tek bir hakikat yeter bana tek bir hakikat
Babalık büyük bir mertebedir
Annelikte çok büyük bir mertebedir
Ama gel gör ki
Kimilerine anne ve babalarının varlığı ceza gibidir
Bir akşamın kıyısında dururum,
Gölgesini sürür rüzgâr alnıma.
Olmak, bir damla ışıkta kaybolmak,
Olmamak, o ışığın ta kendisi mi acaba?
Bir yürek çırpınır karanlıkta,
Taşın sessizliğinde sorulmamış bir soru var:
Varlık nedir, ve ben kimim onun içinde?
Sanki her nefes, unutulmuş bir yankı,
Bir çağrıdır, hiçliğin dilinde.
Erime — belki de dönüş değil,
Ölmek gerekir bazen
Denizin dalgasında boğulmadan
Kargaşa içinde yıpranmadan
asi rüzgarda savrulmadan
Ölmek gerekir bazen
Ölmenin de tadı kalmadı artık
Acının rengi sarmış gökyüzünü
Acı hayatı zehreder
Ölüme hasret yaşatır insanı
Ve her adım ölümünedir
Işığın sönmesini bekleyenler var
kör kuyuya kimmiş hasret söyle hadi
namlu ağzı hiç soğumadı umut bak
derinlere inen yükseklere gömülüyor
zincir aşkı dört taraf kefen akıllanan yok
inanç dokunmaya kabul ulaşılmaya hayır
Ölü bir adam gibiyim şimdi
Mezar suskun kefen durgun
Sokaklarda geziyorum usulca
Cesedimi gösteriyorum insanlara
Bir yokluga vursam kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!