Ey Ya rab
Senden istedim deryayı
Sen verdin ben boğuldum
İlk önce isyan ettim
Ama sonra anladım
Hayat varlığı çağrıştırır, ölüm yokluğu.
Zamana tabi olan, zamanla yok olur.
Dünya, zamana tabi hayat sahibidir.
Varlık zenginlik ile anılır, ölüm fakirlikle.
Dünya hayatı kendi düzenine yol bulur.
Toprağın kokusu, emeğin kutsal teri,
Basit yaşamın derinliği, gerçeğin verimi.
Sarhoşluktan uyanmış bir ruhun çığlığı,
Her lüks bir pranga, her yalan bir sancı.
Savaşın anlamsızlığı, kanın lekesi tende,
Ey yeryüzü!
Bağrında çağlar yatar, sırların derin,
Kanınla yoğrulmuş her karışın emin.
Dağlarınla direnmişsin vaktiyle tufana,
Ovaların destan yazar geceyle sabaha.
Kadın
Hürriyet Gül Sonsuzluk
Hani şimdi anlatmak zor
Seni sizleri
Toprağı avuçlamış asi bir rüzgar
Mesafeler yormuş küçük adımları
Sıcak bir namlu soğumaz arşa bakar
Gözyaşları kırmış yine gönül dalını
Sevda susmuş düşmüş en ağır yana
Tutkular meclisine gel sevdiğim
Bir tutkusun zaten her yerde yazar
Gel ki seyrinde semaha döneyim
Yer gök zindandır sen yoksan yar
Gönül dalıma konmuş sevda kuşu
Kaç zindan giremedi
gözlerin var yüreğimde
kaç pranga eskitemedi
adın var yüreğimde
Zindanlarca hasretim sensin
İnsan nedir? Sormakla başlar yolculuk,
Bir ömre sığmaz bazen bir tek soruluk.
Bilmek ister, çözmek ister sırları,
Ama unutur çoğu kez, kendi içindekini aramayı.
Kimi bilgide arar sonsuzluğu,
Her doğan çocuk,
Evrene sorulan ince bir sorudur—
Cevap kimde saklıdır?
Ve kim, bir canın kaderine
Yön verecek kadar bilgedir?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!