Aşkın şarabından içen pervane gibiyim
Ayık gezmek haram olmuş bana sevgilim
Yelkenimi tutmuş deli bir rüzgar
Dalgalarla boğuşur olmuş yokluğunda yüreğim
Sen diyarbakır ben sevdalın
Gökyüzü hasrete bürünür
Rüzgar seni fısıldar bana
Zifiri geceden bana ne
Sen diyarbakır ben sevdalın
Yine hasret var gönül içinde
Her sabah gözlerim sen diye başlar,
Gönlümde çiçekler seninle açar.
Bir nefesin yeter, dağılır hüzün,
Aşkınla yanarken üşür bu ömrüm.
Zaman sensiz aksa da sessiz, ağır,
Hayır hayır
Gözlerimdeki uykuları sen çalmadın
Evet belki senden sonra hiç bahar görmedim
Ama yüreğimi okşayan rüzgarda sen değilsin
Evet hatırlıyorum belki seni
Belki hala gözlerine bakamıyorumdur
Ey gönül bahçemin çiçeği
Seviyorum seni
Bir yanmayı düşle ki
Hep özlüyorum seni
Bir gül idin
Gözlerim seni arıyor hala
Hiç umrum da değil peşimdekiler
İster devlet alsın assın beni
İsterse eşkıyalar ateşlere atsın
Hiç umrum da değil gülüm
Bu sürgün bu hasret en beteri
Seni beni anlatır elif
Belki de yalnızca seni
Bir ezgi bu biz sere serpe
Gökyüzün de uçan ruhum
Mutsuzluktan binlerce adım öte de
Oku ezberle en güzelini
Okumazsan eğer üzerler seni
Ve seni seveni
Oku ki güzel olanı
Seni okuyanda bir güzellik bulsun
Ölesim var kardeşim ölesim
Hiç kimseye sormadan
Arkama bile dönüp bakmadan
Ölesim var inan öylece
Bilir misin şimdi ne haldeyim
Geceyi delerken sessiz bir düş,
Adını fısıldar yorgun bir kuş.
Kalbimde açan solgun gülde,
Senin gülüşün var, ey gülüm, düşümde.
Gözlerin deniz, sabahı bekler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!