Ruhumun sığ sularında bir gemi batıyor sessizce,
Sana doğru her bakışım, bir kentin ışıklarını söndürüyor.
Göğsümde vuran bu ritim benim değil artık,
Adını her andığımda, zaman bir kum saati gibi tersine dönüyor.
Yüzün, en kuytu rüyalarımın tek aydınlık odası,
Bir gece sessizliğinde adını duydum,
rüzgâr bile senden söz ediyordu.
Ay, tenine dokunur gibi parlıyordu gökyüzünde,
ve ben, varlığını hissetmekle yetindim.
Gözlerin...
Bir gül açıyor içimde her sabah,
Adını duyunca titreyen ince yapraklarla.
Rüzgâr senden eser, gökyüzü seninle parlar,
Gözlerimdeki bütün maviler, senden ödünç alınmış.
Sensizken sokaklar suskun bir keder,
Bir rüzgâr esti adının ardından,
göğsümde bir ırmak kabardı sessizce.
Gözlerin — bir gece vakti denizidir,
bakmaya korkarım, kaybolurum içinde.
Seninle başlar sabahların kokusu,
Bir boşluk büyüyor içimde,
Adını fısıldayan rüzgârın bıraktığı…
Ne kadar dokunsam, o kadar uzaklaşıyor,
Seninle aramda uzayan zaman.
Geceler uzun, yıldızlar suskun,
Sessizliğin nabzında atar adın,
Gecenin perdesinde yankılanır sesin.
Bir boşluk var içimde, tarifi zor,
Her zerremde seni özlerim, bilirim.
Uzak bir deniz, derin bir nefes,
Geceler uzun, içim serin serin,
Ruhumda yankı, kalbimde derin.
Bir nefes gibi geçtin içimden,
Beni istiyor, özlem derinden.
Hasretin dokunur her bir yana,
Ben miyim şimdi serseri mayın
Ya da zifiri karanlığın kalbine kör kurşun
Boşaldıkça kadehler uçurumlar büyüyor
Ölüyorum sana özlüyorum seni
Ah yine deli bir davet tetikliyor yüreğimi
Cennet dedigin bir gül bahçesi
Eskiyen zaman hep pas tutmuş
Divane gönlün yar aşktır hanesi
Gül can pare bülbül sesine vurulmuş
Yare ermektir aşk avuç içinde gül izi
Bak bir can canan demiş ve susmuş
Bir yaprağın ucunda uyandım bu sabah,
gökyüzü, bilmediğim bir dilde sessizdi.
Ben kimim dedim, sesim yankılandı —
bir tırtıl kadar kırılgan, bir rüya kadar gizliydi.
Kabuğumdan taşan bir sızı var içimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!