Sinan Bayram Şiirleri - Şair Sinan Bayram

Sinan Bayram

Ruhumun sığ sularında bir gemi batıyor sessizce,
Sana doğru her bakışım, bir kentin ışıklarını söndürüyor.
Göğsümde vuran bu ritim benim değil artık,
Adını her andığımda, zaman bir kum saati gibi tersine dönüyor.

Yüzün, en kuytu rüyalarımın tek aydınlık odası,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir gece sessizliğinde adını duydum,
rüzgâr bile senden söz ediyordu.
Ay, tenine dokunur gibi parlıyordu gökyüzünde,
ve ben, varlığını hissetmekle yetindim.

Gözlerin...

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir gül açıyor içimde her sabah,
Adını duyunca titreyen ince yapraklarla.
Rüzgâr senden eser, gökyüzü seninle parlar,
Gözlerimdeki bütün maviler, senden ödünç alınmış.

Sensizken sokaklar suskun bir keder,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir rüzgâr esti adının ardından,
göğsümde bir ırmak kabardı sessizce.
Gözlerin — bir gece vakti denizidir,
bakmaya korkarım, kaybolurum içinde.

Seninle başlar sabahların kokusu,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir boşluk büyüyor içimde,
Adını fısıldayan rüzgârın bıraktığı…
Ne kadar dokunsam, o kadar uzaklaşıyor,
Seninle aramda uzayan zaman.

Geceler uzun, yıldızlar suskun,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Sessizliğin nabzında atar adın,
Gecenin perdesinde yankılanır sesin.
Bir boşluk var içimde, tarifi zor,
Her zerremde seni özlerim, bilirim.

Uzak bir deniz, derin bir nefes,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Geceler uzun, içim serin serin,
Ruhumda yankı, kalbimde derin.
Bir nefes gibi geçtin içimden,
Beni istiyor, özlem derinden.

Hasretin dokunur her bir yana,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Ben miyim şimdi serseri mayın
Ya da zifiri karanlığın kalbine kör kurşun
Boşaldıkça kadehler uçurumlar büyüyor
Ölüyorum sana özlüyorum seni

Ah yine deli bir davet tetikliyor yüreğimi

Devamını Oku
Sinan Bayram

Cennet dedigin bir gül bahçesi
Eskiyen zaman hep pas tutmuş
Divane gönlün yar aşktır hanesi
Gül can pare bülbül sesine vurulmuş
Yare ermektir aşk avuç içinde gül izi
Bak bir can canan demiş ve susmuş

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir yaprağın ucunda uyandım bu sabah,
gökyüzü, bilmediğim bir dilde sessizdi.
Ben kimim dedim, sesim yankılandı —
bir tırtıl kadar kırılgan, bir rüya kadar gizliydi.

Kabuğumdan taşan bir sızı var içimde,

Devamını Oku