Zindanların direnci benim
ey pranga gözlü sevdiğim
sen benim zindanımsın
ben hep senin direncin
Dar ağacı bile yetmez
Ey gönül hanemdeki aşk-ı yar
gökyüzünden yağan kar gelinciği
demir parmaklıklar yetmiyor bana
dışarda sen varsın hayat var
bulutlardan süzülüp geliyorsun
bana rüzgar sen her şey sensin
Her an ölebilirim
Kör kurşunlar içinde
Diyarbakır bir sevda
Yüreğim firari hasretler içinde
Dışar da kar yağıyor
Ey kadim şehrim, ey Diyarbakır!
Zaman sana dokunur da geri çekilir,
Çünkü sen, çağları aşan bir yankısın,
Taşında tarih, gölgende asalet akışı.
Surların yedi çağ bilir seni,
Düş sokağı sakinleri
Tik tak
Kapıyı çalan ben
Sonsuzluğum yolsuz kalmış
Sizde bir tutam umut var mı
Yavrum kapatma gözlerini
Gökyüzü gözlerinde duruyor
Ah biz tümüyle bir meçhulüz
Sen umutlarını yitirme yavrum
Biz gideriz sıra sıra rüzgar içinde
Elbet döneriz sevgiyle
Bana benden daha yakın bir aşk var
Adı elif bu aşkın dili elifçedir gönülde
Elifi elifçe sevmek aşkı kutsamak gibi
Her zaman aşk insanı kutsardı oysa
Bu sefer böyle bir değişiklik oldu diyelim
Bana sorarsanız elife dair her şey güzel
Elif’i sevmek,
bir harfi anlamaya çalışmak gibidir—
düz bir çizgi sanırsın,
oysa içinde
başlangıç gizlidir.
Belki dar ağaçları gömülünce yine salıncaklar kurulur
bir çocuk sonra cebine doldurur maviyi mavilikleri
hani sevmeler zarar olmasa ömürler hani ziyan
belki hayat sakat doğmaz kucaklaşınca aşklar
içerde kurumuş pencereler çatlamış duvarlar
buram buram kokar hayat yüreğim yanık yanık
Emekçi kadınlar, yürekten güçlü,
Çalışan eller, yorulmaz, tükenmez,
Toprağa dokunan, hayatı yeşerten,
Birer kahraman, birer nehir, birer rüzgar.
Gecesi gündüzüne karışan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!