Seni seviyorum, bilsen ne derin,
Bir dua gibi içimde yerin.
Gözlerin geceme doğan seherin,
Adını her heceyle anıyorum.
Seni seviyorum, sessizce, içten,
seni sevmek var ya
cehennemi umursamadan yanmaktır
belki de seni sevmek sadece
kalbin içinde bir avuç hayal toplamaktır
kalbi zindan olanın her şeyi hayal dır
İçimde tatlı bir hüzün sana kavuşmuş gibiyim
İçimde ki sana bir türlü doyamıyorum canımın içi
Seni severken bir tek kendime kıyıyorum bitiğim
Bir özlemine düşünce sızlıyor bu ince gönül teli
Kuş olup konmak isterdim kirpiklerinin ucuna
Bir rüzgâr eser, adını taşır,
Yüreğimde sızlar eski bir anı.
Gözlerin düşer gecenin karasına,
Ve ben yine seni düşünürüm, sızısız kalanı.
Kalbim bir kuş, kanadı sen,
Senle başlar her şey… Gün, gece, nefes,
Bir bakışın yeter, kalbimden geçersin.
Adını anarken titrer içimde heves,
Sanki her harfini ömrüme eklersin.
Kirpiklerin göğe çizilmiş dua,
Ben bir yusuf olsam
düşeceğim kuyu sen ol
ben bir ibrahim olsam
yanacagım ateş sen ol
Ben bir eyüp olsam
Köy havası ve ortamı
Bırak onu bunu şunu
Biraz olsun hadi nefes al
Boğulma betonlar arasında
Dağları heybetli ve görkemli
Gözlerin vardı bir zaman,
Baktığımda susardı dünya.
Bir tebessümünle başlardı
İçimde sonsuz bir bahar.
Şimdi her şey biraz eksik,
Bir kalbin içinde sürgün bir çarpıntıyım
Özlemin var ama sen yoksun
Diyarbakırın not defterini artık ben tutuyorum
Birbirimizin halinden anlıyoruz herhalde
Diyarbakır yorgun ben de vurgunum
Kalbimin çarpıntısıyla sürgün oluyorum
Bir sabah uyanırken adınla doldu içim,
Gözlerimde ince bir buğu, sanki sen.
Kaldırımlar ıslak, gökyüzü kırık,
Ve şehir — sensiz, bir yabancı ben.
Kokun kalmış yastığımın ucunda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!