Virane bir han gibiyim
gül halimden eser kalmamış
sevdam susmuş yara gibiyim
bir elveda ömrüm raydan çıkmış
Baş ucumda mevsimlik bir bahar uykuda kalmış
Gönül sen diye belam olur diğer yanım
Aşkın busesini çok görme işte bana
Gül idin dikenin Kalbime battı
Gözlerin iklimim de yeşeren çiçek
Toprağa bile minnet eyleme ben varım
Tırtıllar niye hep sonraya sarılır bilir misim
Zindanların direnci benim
ey pranga gözlü sevdiğim
sen benim zindanımsın
ben hep senin direncin
Dar ağacı bile yetmez
Ey gönül hanemdeki aşk-ı yar
gökyüzünden yağan kar gelinciği
demir parmaklıklar yetmiyor bana
dışarda sen varsın hayat var
bulutlardan süzülüp geliyorsun
bana rüzgar sen her şey sensin
Her an ölebilirim
Kör kurşunlar içinde
Diyarbakır bir sevda
Yüreğim firari hasretler içinde
Dışar da kar yağıyor
Büyüme be çocuk sen
Hep düş kur sev sevil
Ne var sanki büyüyecek
Bak biz büyüdük
Dar ağacında fidan olduk
Dar ağacına düşmeden
Çanakkale destanını yiğitler yazdı
Kürt türk daha nice halklar
Tüm canlar özgürlüğe kanat çırptı
Yaylım ateşinde alev yağıyordu başa
Enkaz altında kolsuz bacaksız canlar
vuranda candır vurulanda
her ikiside bir kalbin aynasıdır
bunun adı elbette ki aşktır
aşktan gelen bu gönlüme yardır
gelsin gönlümüze yar olan
ve derdimize derman olan
Gözlerim karanlığa dalgın
nasıl yaşadıysam öyle ölüyorum
hayatım meçhul yüreğim firari
sen iki gözüm can özüm benim
Gel sevmeyi anlat bana
En iyi yalnızlığı ölüm anlatır
En büyük çaresizliği ölüm
Ne yazık ki çaresiz ölüm yoktur
Sadece çaresiz yalnızlık vardır
Çaresiz yalnızlıkta yaşarken ölmektir
yaşarken ölmek çaresiz yalnızlıktır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!