Güzelliğin bir ilahı olabilir
Olmasa da yaratırlar
İnsanoğlu süsleme işinde usta
Hakikat bile olsa yine değişmez
Sağdan soldan batılı takıp takıştıracak
Deniz bildiğin gönül köprüsü
Kayıklar aşkla basamak
Aşktır yiğidin özü cıvanım
Özü sözü gel seninle aşk kılak
Her liman bir hane
Göğe uzanır üç tahta direk,
Rüzgâr susar, dağlar bile eğilir.
Bir can, iki elden akarak gider,
Ve dünya, o an içinden devrilir.
Çivi sesidir yankılayan zaman,
Bir buse bıraktın, rüzgârda ince,
Öyle hafif, öyle derinden.
Sanki zaman durdu o an içinde,
Öpücük eridi dudağımda seninle.
Gecenin kalbinde yankı gibiydin,
Öyle bir yangın ki bu sevda bende
yokluğum güllendi aşk alevinde
her sızı aşkla birikti bende
benliğimi yaktım can evinde
Sürgün olmayı çok iyi bilir yüreğim
Tutuşsun yüreğim diyorum
gözlerin yetiyor tutuşuyorum
Alevden bir sır gözlerin yar
özüm sözüm seni çağlar
Bir ceviz ağacının gölgesinde,
Toprak kokardı elimde, dizimde.
Rüzgâr, annemin sesi gibi yumuşak,
Zaman yoktu, saat susardı gizlice.
Lastik topum vardı, göğe sektirirdim,
Yık beni ilkin, çöz bütün bağımı,
Solve desin gece, dağılsın benlik.
Sil göğsümden sahte her anlamı,
Kalsın özüm — çıplak, suskun, gerçek.
Kır aynaları, un ufak et sureti,
Hesapta yoktu bu güzellik
Yine de iyi geldi iyi oldu gülüm
Cumartesi marifeti şahane
Gece yolcudur şimdi gül yüzlüm
İki dirhem muhabbet edelim biz
En güzelinden yine hasretle
Ey kalbim, sen ki bir mezar kadar sessizsin,
ve yine de her nabzında bir lanet yankılanır.
Tanrı mı sustu, yoksa sen mi öldün önce?
Gök bile tiksiniyor artık dualarımdan.
Bir zamanlar güzelliğe tapardım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!