Kendini bu kadar özel sanma;
Toprağa bir bak,
Ne demek istediğimi anlarsın.
Kalbime söz geçiremedim, o başka.
Aynaya bakıp bakıp
Kendini Yusuf sanma.
Sevmedim farz ettiğim yere
Yerleşik hayata geçmiştim
Özgürlüğümü ilan etmiştim
Beni niye ele verdin kalbim
Bu dünyayı sevmek sigara kullanmaya benzer. Allah aşkını bulduğunuzda bu dünyayı sevmeyi bırakırsınız. Akabinde maddecilik hastalığından kurtulup, maneviyata kavuşursunuz...Maneviyatı tadan maddeden tat alamamaya başlar ve insan maneviyatla doyduğunda maddeciliği bırakır. Dünyada hiçbir şeyde yoktur maneviyattaki tat. Bu tada aşkla ulaşılır...
Yılkı atları da yorulur
Bir akşamüstü durulur
Ansızın uyuklamaya koyulur
Yazmaya çıldırtmaya
Kalbimi kırbaçlayan kalemim
Gönlüme saplandın
Sen kaç kurşundun kadın
Gelip kanıma yuva kurdun
Ölüp ölüp dirildim
Eksenimde dört döndüm
Yıldızları sağıp sağıp
Kanımda yüzüyorsun
Üstüne gülleri örtmüşsün
Yüzün ay, aydan öte ay
İçime günleri örtmüşsün
Yüzü ay, aydan öte ay
Kalbim evin barkın
Derdi Mevla olan aşkı temiz arar
Nefsi zindana atıp güneşe çıkar
Nasibindeki aşkı pür-i pak yaşar
Sevene, gözleri cennete pencere
Aklı selim, iblis oyununa kanmaz
Binlerce noktanın kemiklerinize atış yapılmasıyla, içinizde kıpır kıpır dolaşmasıdır aşk
Acı denen morgdan çıkarıp, güneşiyle bedeninize can getirmesidir aşk
Çile deryasında ölüp ölüp dirilmenize karşı verilmiş ödüldür aşk
Kalp kalbi kayırıyor
Gönül hep destekliyor
Kırgınlık kim oluyor
Ben ruhumu tanırım
Ruh ruha can atıyor
Aşk, Rabbin kalbe sevgisi
Gönüle cennet bahçesi
Ne gam dünyalık çilesi
Ruha bitmez sermayesi
Kays'ın sevdaya düşmesi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!