Selahattin Yetgin Şiirleri - Şair Selaha ...

Selahattin Yetgin

Bir parça dün kopararak ilişiver yârim yalnızlığıma
Tutun saymayı unuttuğumuz günlerin iğreti terkisine
İliştir sararmış hüzünlerini solgun düşlerin yakasına
Bir gülün sahrasına gömülerek sana aşkı anlatayım
En mutlu rüyalar kendi vedasını unutandır aslında

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Güneşin koynuna sokulup, yansam diyorum sensiz
Kokunun tarlalarından geçerek ben sana kavrulsam
Unutsam bir uçurmanın peşinden çocukça koşmayı
Yokluklarla çevrili şu yaşamın ortasında kaybolsam

Yine seni sevsem, ah senin nefesinle soluklansam

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Geçmişten sabıkalı bir sessizliksin, asırlardır yürüyorum yurduna
Rüzgârın yoldaşıymış özlem, ay ışıklarını biriktiriyorsun ruhunda
Yalnız seni yazıyor kalemim, suskularımda bile sen varsın unutma
Cinnet kasabalarını geçiyorum, sen kokuyor mevsimler Züleyha.

Bütün acıları koynumda beslerim ben, aşkın iksiriyle büyürüm

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yitmiş bir medeniyetin içindeyim
evrim teorileri çiğniyorum dilimle
gezgin ruhum cinnet mevsiminde
sorgum avazda, ben meçhuldeyim

Yaralarımdan kan damlıyor hicranlı

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Uzun bir itirafname yüreğimin ağrısı
Mecnun gibi sahipsiz bir noktada
Zamansızlık düşleri çekiyorum
Yeşermeyecek bir bahçenin köşesinde
Ah yanı başımdaki dostum olsan.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin



Durgun bir göle düştü gövdem, avuçlarımda öfkeli bir yalnızlık
Savruk bir yaşam geçti gülüşlerimden ah, adını koysam sensizlik
Firuze aşkların düşlerinden uyandım, bekleyişlerin cepkeni delik
Bir sevda gülümsüyor tabakamda, o bende vazgeçilmez tiryakilik

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Takınınca ruhuma sessizliğimi
Sorarım hüznüme, kimsesizliğimi
Önümde siyah bir yelkenli, pupa yelken
Ben yüzümü yıkarım yeşil güvertesinde.

Yeter, geçsin artık yüreğimdeki morluklar

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Yaprak yüreğinin kılcal uzantılarında yağmur düştü gözlerime
Günlük güneşlikti yaşam, bir elvedanın sığ sularında kayboldum
Eski sevgilerin tanımlarında umarsızlık oldu tesellim, dardayım
Suskun kaldı aşk, yaşamın ölüm uçurumlarında dönüşsüz yollardayım


Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Sevdan tırmaladı yüreğimi, yeniden dirilttin beni
Kırılıp düştüğüm yerlerden kaldırdın şu bedenimi.
Gözlerinin girdaplarında ışığa çıktı batık şehirler
Binlerce siyah inci kaplayıverdi kutsal denizlerimi.

Gece gibi siyah gözlerine tutunarak iliştim yanına. Hayata, sevgiye ve aldanışa dair kaldırılan kadehlerin ıslattığı dudakları ıpıslak, üzerine örttüğü şal gece sefası kokular saçıyordu içerime. Tutukluydu, sonsuza dek taşımayacağı kelepçeyi okşuyordu elleriyle. Mırıltıyı andıran sözcüklerinden sevgi kartları yapıp yapıp yüreğime açıyordu. Hayata küskün duruşlarına içten içe sövüyor, hükümlü yüreğinin özgürlüğünü bekliyordu.

Devamını Oku
Selahattin Yetgin

Kıpır kıpır büyürken hüzün içerimde, loş geçmişe ürperten düşüncelerimi salarım. Kırık aynalardaki toz, çürümüş elma bahçelerindeki rutubetli toprak, ellerimdeki Mayıs'a gülerken, çaresizlikle geçmişin boynuna dolanır, kıfayetsiz kelimeler yutkunur boğazımda.
Ne zaman geçmişi bir pastil gibi çiğnemeye kalksam, dermansız dertler dolar içerime. Kalleş mermiler gizlice sürülür namlulara. İyiniyetin kalleşçe kurşunlanacağı günler yakındır elbet, yakındır sevda yüklü gemilerin fırtınaya tutulması.
Güneş yanığı hasatlar kalkarken limanlardan, toy günlerini özlersin. Akşamların geç indiği saatlerde, uykuyu bilmeyen çocuk yüreğim, korkunun karanlık sokaklarında ürpertili geçişler yapar, rüyalarından yaşamına demir atan bilgeler gülümser sana yıkık ve metruk evlerden.
Sonra bir zaman makinesi getirir seni bugünlere. Dün ne yapmışsan onu özlersin. Bugün yarınına borçlu, yarın ise sonu meçhul saldırgan ve umutsuz bakarsın bir sonraki güne.
Ve sonra aşk büyür asmalar gibi, güller dikenlerini biler gecelerde. Cömertçe dökülen göz yaşların, yüreğinde kabaran özlem fırtınaları, karabasan sevdaların karanlığın masumane koynunda dillenir, hayınlık eder geceler, kan, ter içinde uyanırsın aniden.
Yüreğindeki yamalı sevdalara bakarsın sonra gülümseyerek. Gerçek gülümsemelerini anımsamaya çalışırsın. Bileklerine mavi nazarlık taktığın günleri anarsın. Hasret prangalarının kilidini ararsın derin sularda. Yoksulluğu ve yorgunluğu bölüştüğün günlere içli bakışlar atarsın. Çıkrıksız bakraçlarla su çektiğin kuyuların kurumuş derinliklerine dalarsın. Sönmüş yangın yerlerinde bağdaş kurup ağlarsın.

Devamını Oku