Titreyen bedenimin acılı atlasına yeniden uğradı en güzel sevgili Eylül
Uzun gecelerin göçmen kuşları geliyorlar bak yârim, gagalarında gül
Gözlerindeki yaşı kurutmadan rüzgâr,
Sıtmalı gönlünü de kırdı hayat yolunda
Zehirli buselerle aldanan gülücüklerin
Yaşadığın bir anlık yaşam, bitti sonunda.
Nazlı damarlarına kıskançlık akınca
Masmavi denizlerinde artık sevda gemimi arama
Her yağmurda biraz kül, biraz da dumanım şimdi.
Mağrur bir sevdanın kilometrelerini asla aşamam
Ben ki gururuma yenildim, ruhumu da attım denizlere
Beni anlamak, belki de nicelerinin başaramadığı bir muamma olarak geçecek yazıtıma. Yıldızıma sevdalanmak, ayıma dokunmak zor gelir yüreksizlere. Kimi bir imbata yürümek, kimi de ışıkların uzak olduğu bir gezegene yol almaktır. Gecelerim masum, gündüzlerim tutkuludur. Sonsuz karanlığımda bile ışıklarım hep yansır. Ben, hüznün sözcüsü, acının gözcüsüyüm. Biraz ateş, biraz duman, belki de aşkın en çözümsüzüyüm.
Sevdalı düşlerimin coşkularına sordukça yüreğimin adresini
Yağmur kokan ellerinin sancısına sürerim kavlı dudaklarımı
Uzak denizler düşlüyorum yorgun usumda
Yüzüme çarpan dalga seslerinin yosununda
Dinle çığlığımı ey sevgili belki uçurumunda
Seni yitirmeye korktuğumca var olacaksın
Islak yıldızlara ve deniz kızlarına ağ atarken balıkçılar
Bir gönül serüveni dolanmış varlığınla dilime
Nakaratı eksik şarkılara söz oluyorum seninle
Bitimsiz bir şenlikçe kurulup şölenlerine
Evrenin tüm kayıp sularıyla paklanmak
Ruhundaki yaşanası odalarda konaklamak
Bir şimal rüzgârı gibi kokuna sokularak
Tenimin güneşlere aşk kadehi kaldırdığı kulaçlarda
Bir sevdalı deniz akar yorgun aşk gönlüme günlerdir
Küskün yaşarken ben ışığa, geceler ruhumda şenlenir
Rest çektiğimiz hüzünlerle dilimizde bir sevda filizlenir
Kör bir akrep zehrini zerk etti yüreğime, aşkın oldu panzehiri
Dağladı sonsuz acılarımı zaman, örümcek ağında oldum talan
Gecemin tarlalarına şiirler ektim, yıldızlaradır hep merhabam
Bütün mutlulukların ‘keşke’ kapsülünde erir hep sevdayla insan
Bir dalgınlık anıdır gözlerinde kalmak
Fikrimin gün batışlarına sarılmaktır ah
Kutsal bir ışığa avuçlarındaki aşkla yürüyorsun
Dudaklarındaki sularla ipek yollarına gidiyorsun
Ay gizlenmiş yüreğinde, tanrılar gözlerini süzüyor
Sessiz çığlıklar atarak bedenimi sularla yıkıyorsun.
Eski bir medeniyetin kutsal kolyesi yansıyor boynunda




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.