Kendin yazar, kendin okur; bir de puan verirsin;
Kendin çalar, kendin oynar; konfetiler serpersin!
Sen merkezci tutumunla kimseye pas vermezsin;
Arada boy göstererek yükseklere tünersin!
Dilden nasipsiz haldeyken tavırlar sergilersin;
Bir gün senin de gül yüzün mutlaka gülecektir;
Unutma ki her karanlık gecenin sabahı var.
Ortalık aydınlanacak, bülbüller ötecektir;
Bilesin ki her baharda yeniden canlanma var.
Mademki onca neden var; teselli bulman gerek!
Ölüler ve bebekler seçimde umut (!) oldu;
Yoksulluk, geçim derdi, nedense, unutuldu…
İşçi, memur, emekli, dul, yetim, esnaf mağdur;
Trafikte yeşil, ‘Geç! ’; kırmızıysa, mutlak ‘Dur! ’
Zanlı, tanık, müşteki, yargıç, savcı, avukat;
Fevkalâde güçlüdür Devlet-i ebed-müddet;
Buna yürekten inan ve güvenerek sabret...
Üç buçuk çapulcuya hem de hâmilerine
Mutlak dersini verir, yansınlar hâllerine...
Bin kere ölmektense, bir kez ölür her yiğit;
Hâcet yok taaccübe ol ahvâl-i garibin
Mevcuddur kendisinde bahse mevzû′ idrakin.
İktifâ eder illâ nev′ -i mülküyle madem
Bir muğlakiyyet içre basmasın sırra kadem...
Lâf-ı güzâfmış meğer nâ-mevcûd i′ tibârın
Kardeşi kardeşe kırdıramazsın;
Kandırıp yollayıp vurduramazsın.
Bu vatan bölünmez, yıldıramazsın;
Seni gidi kancık terörist leşi!
Aklına pek fazla güvenmeyesin;
Doğarken ağlarız,
Yaşarken devam…
Umut kovalarız
Her dem vesselam!
Acıya güleriz,
Nalıncı keseri gibi yontarsın
Her şeyi kendine; pek bastırırsın
Yavuz hırsız gibi ev sahibini;
Yanına kâr kalmaz, verir dersini!
Kefenin cebi yok, taşıyamazsın
Hatalar el öper, ararım seni!
Yeteneğin âlâ, överim seni!
Ne müdahaleymiş! Kutlarım seni!
Webmaster, webmaster! Severim seni!
Sayaç yalpa vurur, taklalar atar!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!