Sakın ‘Gözüm! ’ deme; ‘Gözün çıksın! ’ der
Sakın ‘Canım! ’ deme; ‘’Canın çıksın! ’ der
Sakın ‘Aşkım! ’ deme; ‘Aşkın batsın! ’ der
Şımarır, huylanır ve keyiflenir…
Sakın selam verme; borçlu çıkarsın
Kaderin cilvesi; aynı binada
Komşu oluverdik! Bazen sana da
Selam vermek gerek! Elbet insansın;
Almazsan, özünde yiten utansın!
Kaderin cilvesi; aynı kulvarda
Selâm vermeyi sevmeyen, almaktansa hep kaçınan,
Okumuştan uzak duran; olmaz olsun böyle komşu!
Aslını çoktan yitirmiş, faslını özde bitirmiş,
Hava atmayı severmiş; olmaz olsun böyle komşu!
Yetti de arttı bile bir pantolon, bir gömlek;
Özentili olup da kırmadım çanak çömlek...
Yarışmadım kimseyle gezmede ve tozmada;
Karışmadım kimseye yağmurda ve doluda...
Geldi de geçti bile zamanı has hâllerin;
İlk, orta, lise, yüksek, ekstralar bitmeyecek
Ömrün büyük bir kısmı okumakla geçecek
Okurken ‘kitap kurdu, ayaklı kütüphane’
Derlerdi ki doğrudur, ona her şey bahane
Biraz değer verince, kendini bir şey sandı;
Hâline de bakmadan kaprislerine kandı.
Bir dost kazanmak varken, yine kazanamadı;
Anlasa, anlamasa, hâli pek perişandı...
Tutkusu, özentisi kendine göre azdı;
“Yaparım, yapacağım…” deme,
“Yaptım! ” de
“Olurum, olacağım…” deme,
“Oldum! ” de
Yanlışı, olumsuzu kendinde ara
Eksiğini tamamla, olma maskara...
Rum kanı Yahudi kanıyla birlik,
Sanırım komploda Ermeni eksik!
Gemi çıkarmışlar Kıbrıs’a doğru,
İçi kefere ve uğruyla dolu!
Danışıklı dövüş yapanlara bak,
Biraz da ben yazmayayım, ağır ağabey olayım;
Daha fazla okuyayım, arada yorum yapayım;
Yorumlara teşekkürü katiyen unutmayayım;
İki elim kanda olsa sitelere uğrayayım!
Bu defa da böyle esti bir yerlerden ne yapayım?
Israr eden yanlışta hiç kurtulamaz girdâbdan,
Kurtulamayan girdâbdan mahkûm olur ölmeye;
Firar eden yarışta hiç kurtulamaz hicâbdan,
Kurtulamayan hicâbdan mecbûr kalır çökmeye...
Basireti bağlanan hiç göremez hakikati,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!