Sevgimi anlatmaya sözcükler âciz kalır,
Aranmadığı zaman şu yüreğim daralır;
Gözlerine bakarak, tenine dokunarak
Yakın olmak isterim, nefesini duyarak...
En son numaram değil, gerçek aşkımdır benim,
Gelen gider, giden gelmez;
Dünyâ hâli, akıl ermez
Külfetine, nimetine,
Sürûruna, kederine...
Açan solar, solan açmaz;
Hak ettiği değerden fazlasını verirsen;
Şımarır, kurgu kurar, omuzlarına çıkar...
Elbet övülmek kadar yerilmek de doğaldır;
Her şeyin fazlasından insan usanır, bıkar...
Hak ettiği değerden eksiğini verirsen;
Her ortamda mutlak vardır cehalet;
Özü bilgisizlik hem de cesaret!
Kırar, döker, yıkar, yakar ve bakar;
Çıkarına koşar, güzel lâf yapar!
Uyarmak, ışıtmak gücüne gider;
Arada bir aynı ayıbı işler
Sözde dost geçinen bazı devletler.
Pişkinlikleriyse, yüreğe işler;
Harita ayıbı kendinden menkul!
Pek de çalımlıdır önde gelenler,
Yıl bin dört yüz elli üç,
Çağ kapadık, çağ açtık;
Anlatması hayli güç,
Haçlılar’la savaştık...
Ordumuzun başında
Biraz saçma sapan yazsam, belki de çok rağbet görür;
Yanlışlarla yola çıksam, doğruları elem bürür...
İlham verip yazdırdıysam, o zaman ne mutlu bana;
Yüreğini daralttıysam, nedenini sorma bana...
Bir bilinmeze doğru yöneliyor duygular,
Elden bir şey gelmiyor, çoğalıyor kaygılar;
Belki de bir çözümdür bu bütün sorunlara,
Bilinmez ki, sonunda çıkar ya ak ya kara...
Bir şeyler yapmak yeğdir pasif kalacağına,
Atasını, dinini, öz dilini, marşını,
Ulusunu, yurdunu, bayrağını, harsını
Seven, sayan, yaşayan; ezelden savaşçıyız;
Hârikalar yaratan bir ırkın ahfâdıyız...
En zor demlerde bile güvendik ve kaynaştık,
Anladım ki tadı kaçmış artık bazı dostlukların;
Ne ararım, ne sorarım; gölge etmesinler sakın...
Aptal sanan başkasını kendisini teşhir eder;
Başı bozuk insanları hiç terk etmez gam ve keder...
El âlemin mutluluğu, maddiyatı hüzün verir;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!