Hakikat şarabın içmek istersen,
Aslına mutlaka dönüp bakasın;
Sırat köprüsünden geçmek istersen,
Dil, dimağ ve kalple Ona tapasın...
İnancın tam ola varayım dersen
Eskiden daha canlı, daha heyecânlıydık;
Biraz iyilik görsek, duygulanır ağlardık;
Karşılık beklemeden yardımlara koşardık;
Sever, sayar, hoş görür, diğerkâmlık sunardık...
Hâl hatır sormak için bayramı beklemezdik;
Herkes her şeyi çok iyi biliyor
Ya, işte bu yüzden dert hiç bitmiyor!
Kimse kimseye pek güvenemiyor;
Ulusumuz bundan her dem çekiyor.
Öğrenmek sonsuz bir süreç deniyor,
Cumhur’a sormuşlar:‘Kaç yaşındasın? ’
Cevap:‘Seksen yedi.’, ‘Neden sorarsın? ’
Çok yoruldun, hâlâ delikanlısın!
Güçlüsün, cevvalsin hem de çağdaşsın.
Cumhur yirmi üçte kendini bulmuş;
Sayarsın, saymazsın; keyfiyet senin
Seversin, sevmezsin; yürek de senin
Bir tek dileğim var: Mutlu ol, yeter!
Yeter ki sor beni senede bir gün!
Tınarsın, tınmazsın; keyfiyet senin
Neyi bölüşemiyoruz, işte geldik gidiyoruz;
Dostça yaşamak dururken neden hep dövüşüyoruz?
Duyuyoruz, görüyoruz; aslında çok biliyoruz!
Şarkıları, türküleri yaşıyor, yorumluyoruz…
Kime böyle kahrederiz, özümüzü biliyoruz;
Allâme-i cihan olsan
Hatta ağzınla kuş tutsan
Bile sana inanamam,
Doğru bildiğimden şaşmam.
Ahkâm kesersin ortamda,
BİR
Birdir Allah,
Birdir aklın yolu.
Güçlüdür sayıların dili.
İKİ
Benim derdim bana yeter de artar;
Terâzi her dâim pek hassas tartar...
Ömür uzun mu ki ihtiras artar;
Nalıncı keseri kendine yontar...
Bugün varız, yarın ne olacağız;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!