Titresin ellerin, bir ışık yakta!
Hep ağıt yaktığım sen değil misin?
Gülüşlerin kaldı hangi ırmakta?
Eğilip içtiğim sen değil'misin?
Sevdiğim bir baksan gönül dağına
Sende kaldı adı, mavi göklerin
Yüreğimi söküp aldın sevdiğim
Bekledim de gelmedi bir haberin
Dağların ardında kaldın sevdiğim.
Senin sesin Sema'dan inen meleklerin
kanat çırpışı gibiydi
Yada serçelerin bir avuç suda raksı gibi…
Yağmurun gül yaprağını buse kondurması gibi
Bir taze yağmurdu sesin
Bir turnanın iç çekişiydi adeta
Muhannet telinden ördün ağları
Bu senmisin diye şaşıyorum bak
Önüme çıkan en zorlu dağları
Bismillah deyip de aşıyorum bak!
Ne saf sevgimin kıymetini bildin
Yağmur yüklü bulutlarla geldin
Bir sevda sabahı
Bende ki Keremin
gözyaşıyla demlenen ahı.
Bir bıçak sırtı bu sevda
Şimdi buralarda hederim
Seni sevmek asmada kara salkım
Ruhuma bir lahza asılı kaldı aklım.
dağda kekik, bir bardak çayda dem
seni sevmek kalp atışı dudakta nem.
Seni sevmek değerden daha değer
Bir sevdamız vardı temiz, riyasız
Çekipte gittin selamsız sabahsız,
Seni nede çok sevmiştim vefasız,
Beni kıvrım, kıvrım yola düşürdün.
Deli gönlün suskunluğa bıkmadı
Seni özlemek, özlemek seni
bir çöl ortasında duru su gibi
her eğrinin doğrusu gibi...
yada deniz ortasında çırpınırken
bir tahta aramak gibi seni özlemek...
Seni sevdim ya!
hem nasıl sevdim.
seni yüreğimde taşıdım hep
seni taşıyan yüreğimi sevdim
aklıma düştüğünde elim yüzümde
hiç gelmediğin şehirleri sevdim
Sensiz yılladı İçimde bu kışlar
Maddede Manasız, sensiz bakışlar.
Hatırlatır seni öterde kuşlar,
Mevsimde yazım seni çok özledim çok.
Bir gün gülerken görmedim seni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!