Gönlüme düşen garip gülistan
dudağında saklı güllerin hani?
bezm-i elest düşer inkişafına
ruhuma damlayan dillerin hani?
Biçareyim geçti gençlik çağlarım
Gönlüme düşen ah, o asil yara!
nasıl yara ki meydan okur yıllara
ben seni her lahza da hatırlarım
yağmur kokar nisan gibi satırlarım.
Yâr seslensem, kim sesime ses ola?
Bu gönül gözümden baktımda suya
neler yazmış yine yar gizli gizli
ay ve güneş dalmış derin uykuya
saçlarıma yağar, kar gizli gizli.
Bazen ki bir kıymık aklımı tıkar
Gösterme kalbinde kanayan yeri
Besmeleyle yıka, sar baki olsun
Koru yüreğinde saklı cevheri
Gönlünde sevdiğin yâr baki olsun.
Hayat, inişli çıkışlı bir vaha
Gönlüne düşerken bir ney-i neva
Kalbini ateşte dağlar getirir.
Haktan iste çıkmaz derdine deva
Dermanı zincirle bağlar getirir.
Susuzluk ruhunda, susuzluk elem
Sarp dağlarda kalsa, çaresiz yine
Gönül aşktan hiç bıkar mı sevdiğim?
Aşkın etrafında olmuş pervane
Yörüngeden hiç çakar mı sevdiğim!.
Anladım ki işte saf sevda budur!
Bu gönül yolunda tut ellerimden
selamı sabahı kesme sevdiğim
bir gizli sancı ki vurur derinden
ses verde sesini kısma sevdiğim.
Ay düşmüş geceydi içimde yerin
Buğulanır zaman, gözlerimde nem
İçimde çınlayan bir sesim olur
Vakit dedikleri bir başka sitem
Baktıkça hercai bir resim olur.
Razıyım yâr ile en zor çıkmaza
Tebessüm serpilmiş ay gibi çehre
bülbüller tünemiş sanki bu şehre
gülüşünden damlat bir hırçın nehre
gül bitsin düştüğü yerde sevdiğim.
Razıyım aşk ile yoğrulan derde
Kayıyor bulutlar, meçhule doğru
sevda sustu, nazı kaldı sevdiğim
çağırsam gelmez ki vefasız yıllar
ömür geçti, azı kaldı sevdiğim.
Dualarım düşer, kutlu sabaha




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!