Zerreden kürreyi yaratmış yaradan
Kâinatın akışından ibret al
Kim bilir kaç asır geçti aradan?
Vakte perde takışından ibret al.
Ay ışır emriyle, gün arza doğar
Adını duyunca ağlardı yağmurlar
ey güli zarım, nuşi revanım
dağlara sırtımı verir yaslanırdım adınla
semayı seyrederdim tadınla
saksağanlar müjdelerdi ansızın
gök kuşağı bağlardı gözlerimi
Bir yâr sevdim yad ellerde bilmeden
Tubadan uzanan daldı emmoğlu
Meneviş damlardı gülüşlerinden
Anzerden süzülen baldı emmoğlu
Mevsimler içinde gül açan bağdı
Gülüşün gülistan, dolunay yüzün
Gönül yamacımda gül ela gözlüm
Bir hicran yarası, bir eski hüzün
Tek Şirin'im sensin bil ela gözlüm.
Aklıma düşerken şimşekler çakar
........ELBET BİR GÜN.......
Elbet bir gün erir, karı dağların
Issızda saklanan gül benim için...
Ve bir güneş doğar ümitle yarın
Vuslata uzanan yol benim için...
Gönlünde ki saklı cevahir nerde?
Ararken düşürdü gönlümü derde
Gülüşünden düşen o çiçek yerde
İtinayla Onu kaldır elifim.
Ahlakınla kuşan her dem erdemi
Yüreğimi bıraksam üstüne
Erir demirden dağlar
ucundan kan damlar
konar omuzuma kanadı kırık kuşlar
önümüzde aşılmaz yokuşlar.
Dokunsun ellerin biraz maziye
Rastgele bir sayfa aç benim için
Bulursan hüzünlü bir siyah resim
Günün yüreğinden seç benim için.
Bir iç çekiştir bu, bir ah anında
Duanın ritminde bir titreyen ah!
Bahara döner mi kışlar sevdiğim?
Dilimde el- Fettah, dilde inşirah
Bed-i Besmeleyle başlar sevdiğim.
Zamanın hercai zorlu çağıydı
Kalbinde aşkımı sakla bir tanem!
Açma el âleme, sır deli deli!
Bir hüzne belendi bu gönül hanem
Merhem ol yarama, sar deli deli.!
Emre amadeyim, sevdiğim buyur!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!