Hayat yollarında yorulur insan
Ki akıp akıp da durulur insan
Yüreğinden bir gün vurulur insan
Bir sevda sancısı batar da gider.
Hazan düştü yine, gönül bağıma
Gözlerimde zaman soldu sevdiğim
Saf hüzün doldurdum boş bardağıma
Kadehler boşaldı doldu sevdiğim.
İsterdim düşesin alın yazıma
Hüznün yanağından öptü kırmızı
Hasret yine çöle düştü sevdiğim
Yüreğimde kaldı bir eski sızı
Kara sevdam dile düştü sevdiğim.
Dualarım düşer, her latif güne
Her gün gözlerini öpen aynaya
Dağılsın saçların, bak benim için
Zülfünün düştüğü serin yaylaya
Kızıl kan gülleri tak benim için.!
Üşüdüm üşüdüm, bu boran karda
Dilinde meyve biter
Dalında meyve biter
Ki insandır meziyetinde âla
Yolunda meyve biter
Kâinatı süzen yürek hayrette hâlâ…
Her çiçeğin bir hası var
Her Mecnunun Leylası var
Herkesin bir Mevlası var
Yoluna kurban olduğum.
Her yüreğin bir sahası var
her sabah kuşların konduğu çiçekli daldın
güneş dokunurdu gözlerine bir tepeden
tebessümünü çalmış olmalı güneş
ay izin istemiş olmalı geceden
belki dudağının şarkısıdır akan ırmaklar
bazen bir gül düşer gülüşünden bir mavi bir kırmızı
Ay yüzlüm
dolunay düşmüş yüzüne
güneş belenmiş gülüşlerine
yıldızları saklamışsın gözlerine
hayat seninle geliyor üstüme...
Bir garip endişe, bir garip tutku
Sessizce ruhumu sardın Ankara
Görünce kesilir, insanın nutku
Edebim efkarım, ar'dın Ankara.
Haftamdın günümdün hercai ayım
İçime damlayan bir yağmur gibi
Beni bir ummana saldı sevdiğim.
Aşkının adıyla yanan ruhumu
Bir daha vermedi aldı sevdiğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!