Yaşamak seninle
seninle yaşamak...
gül dallarının rüzgarda birbirine dokunması gibi
Dağların üstü kar, boran deme!
Yüksekte serçeler bir şarkıdalar
Yaslanır çiçekler dağ yamacına
Enginin de öter telli turnalar...
Yüreğimde bir sevdanın sızısı
Gönül seni can’a bulmuş sevdiğim
Başörtüne damlar kan kırmızısı
Vişne sende mânâ bulmuş sevdiğim.
Tebessümünde açan serin mana
Yağmurun ardından
sen gelirdin sanki
hep böyle inandım inan ki...
Koşardın sarılırdın boynuma
içimde ılık nefesin
kulağımda nazenin sesin
Bu yağmur sağnak sağnak gözümde
Daha derinlerde hem de özümde
Dilimde ki tütsülenen sözümde
Damla damla ıslak ıslak bu yağmur.
Yağmurun ritminde saklanan insan
Yaktığın çıranın alevinde ellerimi ısıttım
sonra yüreğimi...
ben acıyla tatlıyı bir hazanda tattım
sencileyin gördün ya aydınlık yüzümü
yağmursuz bulutların yoktu çözümü
boyasa da griye gözümü...
Yalnızlığıma düşer yokluğun
içer ruhumu zifiri geceler
gözlerimin ucunda şehirler ağlar
nehirleri düğümledim efkarımla
yalnızlığın baygın kokusu kaldı içimde
sana bir gül bırakmıştım çizdiğim son resimde...
Pencereme vuran rüzgar
içimde tarifsiz bir mevsim var.
Masum yüreklere konar kırlangıçlar
dağların yamaçlarına düşer kardelen
sinesinde buzulları eriten
içime batan hercai diken.
İşte benim teessürlü dünyamın
Bir hüzüne saldığına yanarım
Dudağımda tüten bir gizli gamın
Bu aklımı aldığına yanarım.
Bengisu ırmağı akıp gidende
Yanmak nedir bilir misin sevdiğim?
Dağlar düşse yüreğime kar yanar
Parçalanmış gözlerimde deryalar
Ah ettikçe dilimde ki zar yanar.
Dudağımın ucunda ki o acı !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!