Bazen bilmeden güllerimi yakıyorsun
Asit yağmurları salıyorsun gözlerime
Sevda ülkemde çınarlarımı yıkıyorsun.
Unutmaya çalışıyorum can havliyle
Tohum olup yeniden düşüyorsun yüreğime
Kalbimi tam kırdığın yerden filizlenip çıkıyorsun.
Yeni uyanmış'sın gözlerin mahmur
Mahmur gözlerine kurban olduğum.
Bengi-su ırmağı gözünde çağlar
Vuslatın da maverayı bulduğum.
Şimdi o şehrin üstü sisli pusludur
Sev deyince bu aklıma
Uydum işte yarim benim.
Bir tek seni bu saklıma
Koydum işte yarim benim.
Bir seni canım bilirdim
Buz tutmuş yüreklerde vefa arama
Merhem ol da gel de dokun yarama
Tevekkül kanadıyla dağları aş
Gözünde yansın çöl yavaş yavaş.
Seni sığdıramadım kaleme satıra
Sevda nedir derlerdi de bilmezdim
Gelip de kapımı çalana kadar
Bu hayat yolunda beyhude gezdim
Beni bir ummana salana kadar.
Ben kışı sanardım boranda karda
Nehirler düşerdi içime, akardı parmak uçlarımdan
Gönlüme aşina gül düşünce aklıma önce gülümserdim
Gümüş rengi bir yağmur süzülürdü gözlerimin ucundan
Mazi ne çok acıtıyor, ah sevgili sevgili der'dim!
Sessiz gölgelerin gölgesinde saklıydı derdim
Sevdan bir tevafuktu, emir Haktan
İçime döküldün billur ırmaktan
her günüm her demde öyle uzaktan
Yüreğimde sen tütersin sevdiğim.
Ey ıssız dağlarda açan kaderim
Kırılır da belli etmezsin azizim
Başka gönülden bu farkımız bizim.
Yürekten doğar beng-i su ırmağı
Sevda ile akar ark'ımız bizim..
Bu gönül, bu gönül aklımı tıkar
Bak şimdi onu yeme bunu yeme!
İtiraz edip sakın, bir şey deme
Ekmeği yemeği bir daha görme
İyisi acından ölüver gitsin.
Var mı daha güzel bir söz Hak sözden öte?
Vuslatı hak etmek için, düştük gurbete
Ey gönül her doğan gün o yârin sesidir!
Akl'eden her kalbin kurtuluş bestesidir.
Kulak ver, şakıyan bülbüllerin sesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!