Kim tatsa yaşamaz, aşkın zehrini
Sevda ki sadrında sır olsun yeter
Zaten çekiyorum gurbet kahrını
Birde sen kalbimi kır olsun yeter.
Sevgisiz yaşarsam kurur giderim
Öyle vefasız'dın ki olsa o kadar
Yapraksız bir kuru daldın be gülüm
Isırgan otumu dilinde yatar?
Hançerin kalbime saldın be gülüm.
Dilimde sıkışan bir nara gibi
Toprak kokar tenimiz, etten kemikten, aciz kuluz
Sen Ankara ol, ben İzmir, ikimiz bir İstanbul'uz.!
Hazana düştü kır çiçekleri, dağların ardı kardı
Ne zaman düşsen aklıma adın gurbet kokardı.
Yağmurlara astım gözyaşlarımı dön de bak!
Ben aşkım, sarp dağlara düşer savaşım!
Ferhat benim mecnun benim kerem benim.
Gözyaşımı tuz diye kattığım aşım
Anadolu kokar, yanım yörem benim.
Bir buruk sevdanın buğusuyla yastayım
Uyur gözlerinde en asi mevsimler
yüreğinde başka baharın tadı
aklımın kıyılarında çağlar nehirler
bir başka seninle günün demlenen adı
yazdım mı bilmiyorum gözlerine şiirler...
Öyle küstün ki sonsuza kadar
Selâmı sabahı kestin vefasız
Hangi kasırgalar içinde yatar
Kış rüzgarı gibi estin vefasız.
Adını anınca coşar çağlar'dım
Her aşkın finali, vardır vedası
İvme, ivme olur acı sedası,
Yıkıldı bu aşkın vahşi edası,
Dudağımda kalan tadını sildim.
Sevmiştim muhannet bir vefasızı
İçinde açan bir gül büyüt de
Kanınla sula soldurma sakın
Vefa yaşama gücüdür aşkın
Çöllere terkedip öldürme sakın.
Saffet çakır
Yüce dağlar olmasın engel
Yeter ki sen gel!
Yüreğinde demlenen
Bir memleket kokusu alda gel
Türkü kokan ırmak ırmak
Sevdim de bir vefasızı
Yüreğime düştü sızı
Gurbet elde elin kızı,
Gelmeyecek biliyorum.
Sevmeyecek biliyorum.
Bile, bile seviyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!