Nedir bu sevdanın kavgası desem.!
Vuslata aşılmaz deryası desem
Bir seni gönlümün Leylâsı desem
Yansın çöller yansın ikimiz için.
Ayırsam yüreğimde ki siyahı aktan
Gönlümde ki yarim sevda naz sensin
ömrüme düşen bahar yaz sensin
cihanı aradım bulunmaz sensin
Semada güneşim ayım sevdiğim!
Batmaz güneşim varken gözlerin
Bazen insan hayata küser
başı önüne düşer
öksüz bir çocuk gibi oturur bir köşede
eli yüzünde...
sonra bir şeylere tutunmaya çalışır
dev aynası hayatın gölgesinde.
Yağmurun ritminde saklanan hüzün
Islak ıslak dokun düş pencereme
Yarin yüreğinden kalkan turnalar
Seher vakti konsa boş pencereme...
Sıyrılmaya çalıştım mahkum gecelerden
Kıraç dağlara sakın gül ekme!
Her olur olmaza boynunu bükme
Kıymet bilmeyenin derdini çekme
Bilinmez bir anda yaralar seni.
Gülüşünde açsa, bahar ile yaz
Bir gün sende gidersin!
Geri dönmemek üzere.
Belki de gittiğin yer burdan güzeldir.
Orda ağlamıyordun belki de kuşlar
Çimen rengidir bu kızıl toprak
Semada özgürdür uçurtmalar
Yazacağım özde olsa bir satır
Gözündeki perdeleri sil oğlum!
Şeytanın dostluğu karın ağrıtır
Gerçek dostun tek Allah'tır bil oğlum.
Biliyorum bir cevahir var sende
Nilüferler de ağlar bir senin için!
Akşamı tutmaz iç çekişlerim.
Ne zamana sözüm geçer ne saatler dinler beni
Gökkubbenin kızıllığıda ısıtmaz yüreğimi
Bakışlarımın düştüğü yerde ismin kanatlanır
Semaya doğru...
Yağmur vururdu pencereme
senden habersiz
sen düşerdin aklıma ıslak ıslak
sonra kanayan gülleri toplardım
kaybolmasın diye sel yangınlarında...
Yıkık duvarlarda vefa arama
hasretinle kezzap döktün yarama
her sevdanın bir visali var ama
kanatmadan nolur sar yüreğimi.
Sevdan ki soldurur, özlemin yakar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!