Doldur gözlerime, süzülen hüzünden
Ne acılar yaşadım bir sevda yüzünden.
Aşk bir keskin zehir desem, ne dersin
Yüreğimde gonca gül, uzağımda keder'sin.
Sonra üşüyorsun yalnızlığımda
Yeter ki sen iste dağlarının üstünde mavi kar olayım
Eriyip akayım avuçlarında bir gül-i zar olayım.
Gözlerinin kristallerine sür beni, besmeleyle çek
Kirpiklerinin üstünde zülfikâr olayım.
Ve her rengin bir asaleti zerafeti var
Demir atıp hasrete
dokunmak
vuslatın kanadına
Zor uzaktan uzaktan.
Vicdanın insafında kaldı yüreğim
Şiirler yazardım yağmurlu bir günde
güneşin darılıp gittiği bir akşam üstü
Ve bir kadın çıkagelirdi gözleri yaşlı
bakışlarına konardı ürkek bakışlarım
ve bir kadın çıkagelirdi gözleri yaşlı.
Sustum,
Ruhumun gölgesinde seccadem ıslak...
Kahrımızı sen çektin ey anne toprak!
Semada ışıl ışıl yıldızlar uyanık
Kim bilir hangi yürekler yanık?
Hüzün gözlüm!
Gözlerin yağmurdan yeni ayrılmış
Hüzün damlıyor kirpiklerinden
Yüreğimi kanatan bir şey var bakışlarında
Ölümcül bir çiçek veya zehirli bir gül
Öyle masum, ıslak ıslak bakma!
Yüreğim demir aldı zamandan
Gözlerimde senin hayat belgeselin
Ve hâla elimde sanki minicik elin.
Ne zaman büyüdün de
Üniversite yollarına düştün oğlum!
İçimizden ötelere akan bir nehir vardır
Yüreğimizde tüten bir şehir vardır.
Vuslat ki dilde yeşeren bir taze gonca
Ey gönül bekleyen belki sermed-i yârdır.
Hasretin eleminde yüreğim hardır
Hep ufukta bir inşirah bekleriz ya Rab!
Müntekim ismi celâlında açılsın bir bab.
Bir nusret göster, bir fetih ışığı gönder
Aşkına, zalimleri baş üstü ters dönder.!
Gönder ebabilleri gönder
Bir ezan vakti gibi, hep öyle kal!
yüreğimin bir köşesinde
sımsıcak kalsın yüreğim
bir ilkbahar sabahı gibi
göçmen kuşlar cıvıldasın
leylakların kokusu yayılsın buram buram




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!