Seni öyle sevmiştim ki önce garibine gitti.
Ve ben seni öyle sevmiştim ki
Alev alev yanan Kerem gibi,
çaresizmiş gibi, verem gibi
öz vatanım, yörem gibi
ananem, ilkem, törem gibi.
Sen nasıl sendin ki vazgeçilmezdin
Cennetten eğilen daldın sevdiğim
Bağlayıp bırakmaz sevda kemendin
Aklımı başımdan aldın sevdiğim.
Saklımda sessizce harlanan nardın
Ah Sevgili!
Şimal rüzgarıyla kapımı çal
gitme yüreğimden öyle kal .
Yudum yudum tebessümünü içtiğim
Muttasıl oldum cezimsiz düşüncelerime
Dört elif miktarı her dem çekerim bir ah!
Lafzetullahın aşkına hamd ile ram oldum
Meçhul bir gurbete belli ki idğam oldum.
Ne kadar dudak ihfası yapsam da nafile
Dokunurdu bulutlar Sema’ya, ağlayan dolunaydı
Söyleyemezdi bülbül görünce güle utandığını
Belli ki Mecnun’u anlamayan bir tek Leyla’ydı
Birde sen umursamazdın mor dağların yandığını.
Bazen geç yağar yağmur, geç olgunlaşır meyvalar
Sevda çaredir derler gizli derde
Aşk pınarın kurumasın sevdiğim
Aslanın kükreyip gezdiği yerde
Kirli çakal ulumasın sevdiğim.
Bana bir şey söyle sevdadan yana
Hicranlı hayatın içinde, niçin?
Ey gönül başlıyor ruh ile göçün.!
Aşkın hamurunu yoğurmak için
Damla damla düşer köz yüreğime.
Onsuz yaşamak beyhude boşuna
İçimde açan gülün rengi kırmızı
Kim bilir hangi kırmızı bir yürekte sızı!
Ve ben göz yaşlarımla ıslattım nice ıssızı
Gül duymazsa bülbül olsan ne çare!
Gülüm, sessizliğin ölüm !
Ahı tutar elbet gül dalında vurulan kuşun
Bir adı sen yamacında susadığım yokuşun.
Dualarım düğüm düğüm, içimde sıcacık yerin
Bilmem şimdi seninde mi ıslak mahmur gözlerin?
İnsanoğlu kendi şarkısından başkasını duymaz
Semanın ruhundan süzülen
hilal kokulu bayrağım
yüreğimde büyüyen gülistan bağım
sırtımı verdiğim en yüce dağım
Bayrağım!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!